Mayıs 23, 2013

Adım adım şakraklarıma dokunuş,sayamadığım intiharlarıma vuruş

Parmaklarımın son dokunuşuna kadar titriyorum. Bir taraf acı bir taraf çarenin intihar edişi.
Hangi yola sapsa gülüşümün sezgisi eliyle kapatıyor sessiz mutluluğumu. Yeni bir yol bulmalı avucumda sakladığım kaderim. Ben bu yazgılarda "sen" diyemeyeceğim. İçim titriyor ellerimi sıkarken. Ellerimi sıkmadığımda ellerini arıyor... Bir teselli "acaba?" diye soruyor tekrar avuçlarım semaya uzanırken. 

İçime bıraktığın sesli koku bağrımda sıkışıyor yokluğunda. Gözlerin gözlerime yakalattı ayrılığı sanki. Ayrılık bize en büyük imtihandı. Bitti sandık ama ellerin koynumda,eskimeyen kokun hala saçlarımdaydı.

Yakamdan tutup çek beni kendine,hayalinin ucra sevilmemiş yerlerinde bas bağrına. Yapamadım yine. Beceremediğim sen var. Sevemediğim sen,koklayamadığım bir sen.  Gözyaşlarım hiç bu kadar sen akmamıştı. Doldum,farkındayım. Doldun,anlamadım. Saydım,içimden acıları saydım. Sandın,beni hep güçlü sandın. Ama saçlarım hala ayak bağlarına sıkıca bağlıydı. Başımı başucuna koymuştum. Sen kan kusmuştun ilk defa bana. İlk defa ölmüştüm yanındayken...

Şimdi ağlıyorum. Sana bakıyorum,baktığımı gördüğünü rüyalarken. Sıkı sıkı sardım anıları ve ellerim uyuştu bir anda. Sen'i bırakmak zorunda kaldım... Gitmeye bahanen vardı,bir kaç kefenlenmiş cümle dışında bütün sen gitti. Neredeydin ki nereye gittin? Bir baktım gökyüzü,bir baktım ayrılığın korkulu iki yüzü,bir baktım başlayamadığımız bir öykü...
İçlerinden iç beğen yar. Benim içime üfle sonra. Gözünü kapat ben dokunurken nefesine. Ve son bir defa git. Son satırlardı nefesinde kesilen... Ve bıraktığın hüznünde bir "Biz" daha biten. Sondu hikayelerimizin okunuşu. Mışıl mışıl uyu. Uyu huzurumu emanet ettiğimi bilmeden,uyu...