Aralık 31, 2016

Acılara 16' yılı çıkışlı

Gazetelerde çıkan bir haber okudum
insanlar hakkındaydı
insanları sevenler hakkında
sevmek yazıyordu bir cümlede
insanlar sevmeli diyorlardı
peki ya yalnızsa?
insanların canı yanmaz mıydı?
Neden sevgi bu kadar kolay yazılırken,
acılar hep silinik kalıyorlardı?
Saçmaydı.
Bir insan acıyı da severdi aslında.
ama kimin verdiğine bağlıydı.

Yine sabah çökmüştü yatağın tam çökük kısmına
uykusuzluk derbeder
saat durmuştu
yerinde sayıklıyordu
pencere hafif aralık
saçlarıma değen nevresim kokusu
ve yerdeydi
o gazete parçaları.
yırtılmıştı
insandı onu yırtan,
acılarını yüzüne vuran
ne varsa paramparçaydı.

şimdi yeni bir yılgınlık
yeni yıllar mıydı her ayrılık?
bıraktığımız her gün geride
sayılı bir başlangıç.
bırak bu sefer önünde ne varsa
acılardan sıyrılmanın bir tık fazlasında
içine oturan her ne kaldıysa
bir sandalye daha çek ayakta kalanlara.

mutlu son yıllar

şiirlerimden 2016 çıkışlı
2017 girişli bir son'lara
tüm yarım kalmışlara
tamamlanmışın fazlalıklarına
satırlara
silinmişlere
söz isteyenlere
söz verilmişlere
her değişen neyse
16' çıkışlılar!
Şairler başlangıç ile son arasında kalırlar
ama hoşça kalırlar...

Aralık 11, 2016

Serçe parmağından yosmalar

Gününüzü gün ediniz
Günlerden gün gitmeden
Ömürden koşup bitmeden
Ölmeden...
Ölmeden sevdiğinizle son bir kez
dalgın olunuz.

Siz siz olun
Siz biz olun.
Bizsiz olmadan.
Durmadan,hayıflamadan
hep birlikte olun
sormadan,sorgulamadan
Olduğu gibi olsun bırak
Ne olacaksa o olmaz mı?
Zaten baharlar hep soğuk kalmaz mı?
Bu kış da bahar sanalım bırak...
Bırak böyle kalalım
Soğuk ve puslu kış ile.

Seke seke parçalandı içimizdeki tüm kırıklar
Baktım hala küçük,battı.
ah battı canımı yaktı
koşamıyorum dur biraz
yetişmekte güçlük çekiyorum
sana diyorum!
soğuk,buz gibiyim
buzul.
huzur?
ikisi de uzak ve tek seferlik
anlık soğukların nefes kesen değişimleri.
tamam anladım bu sefer de başka bir sevgi halleri.
uzanmak çok mu zahmetli?
müsade et bana
altına bir sandalye çekmeli.

Muhabbetler uzun
gözler kapalı
umudun ıslığı
kulaklarında mı?
dudaklarında mı?
sıra bende muhabbet kuşu
sen sus ben çalayım.
sus ve dinle.
konuşma sırası ben de.
susma sırası kalbimizde.
hiçbir anıya söz hakkı vermeden,
sadece bize...

Kasım 22, 2016

Ters köşe

Farkındayım olacakların
olmuşlarına kulak verdiğine.
Baktığımda göreceğim ne varsa,
susuyorum...

Geçmişimden bir tutam gelse eline,
bakabilir miydin?
Üfle oracıkta uçsun
Denizlere,meltemlere,geldiği yere.
Ben koşarım yakalarım yine
Başa dönmek nedir bilirim.

Biraz yüksekti yazdığım tahta
bakmadan hissederek dökülüyordu sözler
kağıdı bile göremedim
kaleme verdim her şeyi.
Emanet sevgi,emanet şiirler,
İhanet gidişler,ihanet bekleyişler.
Kıyamet ayrılıklar,sazlar,kemanlar,
sen çal tüm şiirler uyansın
dayansın yılların hoyratlığına
çalsın kapımı belalar
bela sandığım korkular.
Çok karışığım bu aralar...
Yorma beni sonbahar.

Yelkenler fora yokuşta
Bir sen kaldın sonda
ben ise hikayenin çook başında.
Kurgulayamadım umutların sırasını,
hangisi sona,hangisi başa?
Çok umutlanma.
Elbet dediğin bir gün,çok yakında.
Nefesini hissettim
Gözlerim açık uykuda.

Şimdi ne isimlerin hatırı kaldı.
Ne de sevdası kaldı ayrılığın.
Sonuçta sevmek de yalandı?
Ben de saydığın yürek zaten banaydı.
Aitlik yoktu
Yakan ateş kordu
Bomboş odanın kapı koluydu,yalnızlık.
Çek odamın kapısını üşüyor!
Ben uyutacağım,uysallaşıyor.
Şimdi pencereden bakma zamanı
Sevince her şey kırmızıydı...

Bu zamana iyi bak
İyi tut saatini,
umutlar ters köşe
ayrılık alışılmışlığa çeyrek geçe
tam o an dursun
Şimdi sen yürü
Ben koşarken bucak köşe.
Öpüyorum öldürdüğün kollarından
Buram buram...
Damar damar,
aktı canlar
Yama yama
Dikildi tüm kış ayındaki yalnızlıklar.

Hoşça kalın
Ters köşe yazgıların
düz köşe olmuş kahramanları.
Farkındayım.
Olmuşların olacakları suçlayacağını.
Dinlerken duyacağım ne varsa
TIKIYORUM!

Kasım 02, 2016

Kısımlarındayız biz'deki yarınların

İliklerime kadar hissediyorum
Üşümedim ama titriyorum.
Sıcaktın belki
Bilemiyorum.
Fazlası hep zarardı
Ben yeterli diyordum
Çoğu senin olsun
Ben de kalan senin parmak uçlarınla dokunuşun.
Arkamı döndüğümde sana
Önüme yine sen çık
O kadar bencilim ki
Sen gören kör olabilir bir deli
Korkma ben zarar vermem
Yanağını okşarım susarak
Tek kelime etmem.

Zamanı değil biliyorum
Ama bilirsin,sevince ne olur...
Sabredemezsin
Sabırla seyredemezsin
Yetinmeye yeminli bir mantık
Peşinde koşmak isteyen kalpten
daha fazla kıt...
Sadece bir tık
adım at bana
küçücük bir kımıltıyla
gözlerindeki ışık
karanlığımı sevene kadar,
bekleyeceğim!

Şimdi tam zamanı.
Seni sevmeye çeyrek geçiyor.
Kaç gibi demiştin ya
Çeyrek kala özledim,
Çeyrek geçiyor şimdi
Zamanı geldi adam,gerçekten geldi.
Bu yalnız şiir seviyor seni,
sana inat.


Ekim 28, 2016

Geçmişteki gelecek;"ya seninle ya da sensizliğinle"

"Şimdi bu yazıyı kucağına alıp sarmalamışsan geceye
Beni dinle.
Sadece bu seferlik..
Son kez.
Söylemek istediklerim var. Söylemek istediğimden daha fazla,duyurmak istediklerim var.
Şanslı değildim senin zamanında.
Aynı saatte takılı kalmış bir akrep bir yelkovan.
Pilini takmaya bile mecali kalmamış ya da
saat sesiyle uyuyamayan biriydin.
Durmuş bir zamanda,ben nasıl ilerleyebilirdim?
Ben de birazcık oturdum seninle
Sen sustun
Ama zamanın dursa da
Dünya hala durmamıştı
Gece hala susmamıştı
Peki ya gözlerin,
Onlar neden uyumamıştı?
El sallıyordum
Hep hoş gelmişcesine
Sen çoktan uğurlamıştın
Ne ilerliyordun
Ne de geri getiriyordun
Zamanın durmuştu
Sabahları hep yalnız,
geceleri zifiri görünmezdi.

Herşeyi durdurdun ama ben durmadım
Adımlarım,
Hep seni saydı.
cesurum
korkumu dindirdim.
Sen korkuyorum dediğinde
Ben cesur olmalıydım.
Bana lütfen bir şans ver
bırak yaşayalım herşeyi
İkimizin yerine...


Ekim 16, 2016

Sonlarımız kış,ilklerimiz parçalı bulutlu

Yaza daha çok var
Hemen almışsın şezlongunu,
Daha uyumaya geçmedik
Güneş batana kadar...

Parmağınla gösterdiğinde aydınlığı
bulutlu,sahici duruşlu,bulanık
gözlerimi aldı bir hayli
içinde ben görünen
bakakaldığım
Yuvarlak ve kahverengi
Maviye çalan bir çiftti onlar...

Ben onları elimle kapattım
Şimdi içinden say bakalım
Bir.. Iki.. Üç.. Dört..
Beş'e gelmeden dudaklarında kaldım
Ellerimi çektim
"Neden hala karanlık?"
Korkuyorsun aydınlıktan
Aç hadi! Ben buradayım...

Sessiz kalmayalım
Sissiz gökyüzündeyken.
Hissiz şartlar
Bizsiz başlangıçlar
Hangisinin tarihi atılacaktı?
Ölümlü müydün? Kalımlı mı?
Bak ben çoktan yazdım
Omzundaki sıcaklığı.

Hadi gül
Bak ne var bende.
Bir çanta
Içinde cesaret
Çıkarırken arkama dönüp,
Yok oldun aniden.
Korkma ikimize yetecekti
Başlangıçsız serüven.
Buradayım bak...
Önümüz kış
Sonumuz güneş.
Önümüzdeki kış sonumuza güneş doğuracak.
Adımız "kış güneşi" olacak.
Sarıl bana
Buralar ne çok soğuk ne de sıcak.

Üşütmeyen tek şey...
Sen.
Sorgusuz tek şey,
Sen?
Uzan şöyle,
Cevabı bende.


Eylül 24, 2016

Nefes Günlüğüm, 24 numara.

Hayat yapmadıklarınla geçiyor
Yapamadıklarınla kalıyor geride günler
Anlamıdırılmamış,
Sevgileştirilmemiş,
sevilmemiş,sevişmemiş...
Yalanlara hapsolurken günlerimiz
gerçekleri unutmuşuz
Doğru mudur?
Doğruyu hatırlıyor... muyduk?

Herkes her gün yeniden doğar aslında
Bir gün hayalperest
bir gün sevgi tarağı
bir gün mavi bulut
bir gün kuş yemi
bir gün peçete
bir gün de ayakkabı gibi hissederler kendilerini.
hissettiğin gibi olmak
asıl budur doğmak
doğduğun andır
nefes aldığın zaman
aldığını hissettiğin an!
Sen o zaman yeniden doğarsın.

Doğduğumu unuttum.
neyle büyütüldüm?
var olmak 24'müydü?
şimdi kocaman bir 23 elimde
22'yi bıraktım geride.
özlediğim bir 18'im var
fakat sorsalardı belki cevabım
12'ydi...

Aslında hepimiz doğduğumuz için büyüyoruz
Sevdiğimiz için nefret ediyoruz
Nefret ettiğimiz için uzaklaşıyoruz
Uzaklaştığımız için unutuyoruz
Unuttuğumuz için hatırlıyoruz
Hatırladığımız için özlüyoruz
Özlediğimiz için buluşuyoruz
Buluştuğumuz için öpüşüyoruz
Ve yeniden doğuyoruz...
Tam da hiç beklenmedik bir zamanda
Birden ölüyoruz
Öldüğümüz için doğuyoruz.

O zaman iyi ki doğdun ölüm
İyi ki doğdun sana aşk
İyi ki doğdun yalnızlık
Ve sen de iyi ki doğdun ruh
İyi ki doğdun şarkılar
İyi ki doğdunuz siz de şiirler!
İyi ki varsınız anneler babalar
İyi ki buradasınız yürekler
Güzel dostlar,yalanlar,dolanlar...
Hepiniz iyi ki doğmuşsunuz
Siz doğdunuz ki
Ben de doğdum.
Belki de ben geleceğin bir sebebi
geçmişin uktesi
şimdimin asrıyım.

İyi ki doğdun şair ruhlu kız...
VE şimdi 23'sün.
İyi ki Eylül'sün.
Varsın,iyi ki...

Eylül 03, 2016

Çeyrek kalmış Eylül'e

Uzanmaya meyilliydim
Saati gördüm göz ucuyla
Uykuluydum,azıcık kapatacaktım kendimi dünyaya
Başka bir bahar gelecekmiş demişlerdi
Hazır uyanmak istedim
Adı uçmak dediler
Soğukmuş biraz ama
Yazdan kalma gün batımına benzer
Onlar ne der bilmem de
Bana böyle güzler
Bunlar Eylül'de güzeller...

Kalbinde ufacık da olsa kalmıştır
Kıpır kıpırlık
Balonlar birer birer patlamıştır
Yerini uçurtmalar alır
Uçuranlar onlar kadar özgür
Özgürlük uçurtmalar kadar uç noktadadır
Sonsuzluğun nefesine bırakmaktır
Kendini yazda iken güzde seyretmek
Bu bir başka rüzgardır
Eylül'dür,havası solgun yapraklardır.

Uykuların sersemliği
Rüyalara gebe
Sevgisizliğin dilini
Kopartır cesaret
Eylül baharında
Sallanır kirpikler
Içinden tutmayı dilersin
Dilek tutamazsın
Umudun umutsuzluğu gibidir çünkü
Aşk da öyledir
Yalnızlık da
Özlemek bir başka
Eylül'e vururlar
Ona atarlar suçu
O nereden bilsin
Baharın sonuncusunu
Son değildir Eylül aslında
İlkgüz'dür!
İlk sözdür.
İliklerine işletir
İlk yalancı rüzgarı
İlk sondur!
Baharın sonu güzün başı
Aşkın acısı ayrılığın tebessümü
Anıların kavrulmuşu geçmişin tokadı
Mutluluğun arayışı gözyaşının mutlağı
Bir tesellidir Eylül
Ne sendendir
Ne senindir
Herkestir
Kısa zamandır ama
İzleri kalır.

Haziran 09, 2016

Seni öpemeyince,vedaların alnından öptüm

Bazen gitmek isterdim senden
ciddi ciddi gitmek
yüzünü unutmak
sesinden bıkmak
sana asla bakmamak
senden bir parça koparıp çöpe atmak
içimden seni yırtmak
bazen çok istedim
bir şehrin kucağına esirdim
seni vedalara evlat olarak vermek için.

Ben,beceriksizim
ne sevmeyi
ne uzak durmayı
ne de yakın durmayı beceremedim...
Nasıl olmasını istediğimi bile bilmiyordum ki.
Ne olabilirdik?
Sarılırsan sarılır mıydım?
Seninle olmayı
yediremedim.

Sen başkasına veda edemezken
ben senin şehrinden gideceğim şimdi
senin de aklın başka şehirdeyken
ben senin nefes aldığın şehirde çaresizdim.
gitme sevdiğim.
son bir kez daha sadece.
son defa bize bir şehir tut,
aklından değil,kalbinden.
ismimden bir ağıt yak
yüreğime mektup yaz.
son bir veda yazgısı olsun

çünkü ben seni öpemedim diye
bir çok vedaya göz yumdum.
seni öpemedim ben,
vedaları uyuttum
şimdi sen değilsin
vedalar benim umudum...

Mayıs 04, 2016

Belki okuyanım bile olmayacaksın,dimi?

Belki bilmeyeceksin
belki bilmek istemeyeceksin
ya da bilip de bilmemezlikten geleceksin
bilmemek için kaçacaksın
ama ben biliyorum
seni hala bilmek
bundan nasıl kaçılıyor?
nasıl bilememezliği biliyorsun?
öğret bana bunu
ben de beni bilmek istemiyorum,
sana aşık olan beni bilmek İSTEMİYORUM!

istiyorum
ama seni
sen olanı
gerçekten
sevdiğimi
seni sevdiğim gerçeğini,
bilmek istemiyorum
senin olmadığın hayalini bile
istemiyorum...

şimdi gidiyorum
senin bilmemek istediğin uzaklara
kaçamaklara
senin yanı başındayım aslında
ama sen asla bilmeyeceksin işte
senin olduğun yerde kaç defa
kaçıncıydı bu bi' bilsen
seninle olma isteğim
kaç kaçabildiğim..
kaçamadım!
her gittiğimde
sen hep uzağım olandın...

ben yalnızdım
sen ise yalnızlığım
sen körü körüne saklandın
ben ise arkandaydım
göremediğin ben
görmek istediğim sen
sen ve ben
bilmek istemeyeceksin
bilmeyeceksin
ikimizi...
belki bizi hiç okumayacaksın..
belki biz'i asla sevmeyeceksin.

"nasılsın?"
"nasıl mıyım?"
"evet... iyi misin?"
"pek bilmek istemem,senin de bilmeni istemem."
"ben iyi olmanı bilmek isterim."
"istediğin buysa,bilme..."
"bildim."

Nisan 26, 2016

Çokluğum,çocukluğum. Sustum,kadın oldum.

Yapamadı geçmişin şakrakları
Bir yabancı şarkıyı ezberden okuyamadı
Mırıl mırıl,susarken bağırdı
Gözyaşı mıydı sakladığı
Kahır mıydı,adam mıydı?

Söz bir daha yalnız kalacağım bu şehirde
Artık başka şehirlere kucak kesmek yok!
Bak soz veriyorum sana!
Bıraktığım çocuğu besleyeceğim o kadınla.

O kadındı şimdi şehirden ilham almış
Aşktan fazlasını satmış
Yalandan çok batmış
Geriye kalan ne varmış
Diye sorarken kadın,ahd etti adam.
Damarlarında beyaz kan..

Ben çocuktum dün iken
Dünler pek bi' erken
Yarınları hep bir kadın ziyaret etti
Kendi çocuğundan feragat etti.
Sevdi fakat sevilmedi.
Delirdi fakat delirtmedi
Öpmedi,öpemeyecekti
Kimse onu içinde bekletmeyecekti.
Bir gecede silinecekti,
Küçük bir kadınım diyecekti
Bir gün...
Herhangi biri,
Herkesten biri,
Gidecekti
Hepsi...


Nisan 10, 2016

Tanımadıklarınla konuşma

Bir yolda yürürsün
Görürsün
Üfürsün,
Bir rüzgara meydan okurcasına.
Söndürsün
avuç içi yangınlarını...

Döndürülürsün
Kalbine,sözde olana hani
İste ona zorla geçmişine sövdürürsün
Öldürürsün
Sana ölü susan birini...
Sana doyamayan hayali,
Seni yarım saatlere anlatan sisi.
Kapatmadı gözlerini,
Hala aynı bakıyorsun.
Çok aynısın.
Bu yüzden kalgısın?
Içindeki şekersiz büyüyen afacana
Kızgınsın!

Tanımadığın bir ben varmışım gibi
Susmak istediğin bir benle konuşurmuş gibi
Yakmak istediğin bir fotoğrafmış gibi
Parçaları bulamadığın yapboz sinirini bozmuş sanki?
Ben yüzünü çizdim,tanıma beni!

Tanımadığın bir ben değilim
Bir sen de var bilmediğin
Çok şey öğrenecektik
Çokça seyredecektik
Çok anı olacaktı,bir düşünsene!
Herkese yabancı,ikimize sarmaş dolaş
İki insan düşün!
Ve tanımadıklarınla konuşma!
Tanıdığın yandığın olsun
Yandığın kadının olsun.
Adamım olur musun?
Tanıdım seni.
Sen "O"sun...


Nisan 05, 2016

Soktuğumun hiçine pare pare

Hep miyiz?
Kocaman bir hiç miyiz?
Süregelen depremlerimiz,pembelerimiz.
Yıkık dökük sözlerimiz...
Söyleyemediklerimiz?
Evcilik oyunu kokan evlerimizde
Yine ikimize kıyacaklar zifiri gecede.

Oturdum
Süre tuttum ardıma bıraktığıma
Ve ayağa kalktım zıplarcasına
Gökyüzü diye çizilmiş
Tavan arasında uyandım rüyada
Çalgılar kulağımda
Sesin bi' tık daha fazla
Uyanamıyorum ki
Kolların hala kollarımda.

Sanırım sandırıldım
Kandırıldım
Sonlandırıldım
Başlatılmak için
Çok geç kalındım
Uyuyacağım müsadenle adam
Uyku kondurdular ama,
Sevilmeyi konduramadılar bana.

Adam!
Kanmam son sözüne
Sonum geldiğine göre
Artık sokabilirim hiçliğine
Umarsızlığına,duyarsızlığına
Bir suyu süzdüm pare pare
En safı her ne ise içinde
Çıkacaktı ve
Ben onunla intihar edeceğim bu gece.


Mart 21, 2016

Yatağında bin çarşaf,bir insan.

Öyle bi' uzak ki uzaklığımız
Mesafeleri koktu ayrılığın
Sayamadım kaç gün oldu
Birbirimize bakmayışımızın..
Sakladığın yüzlerden
Kaç adam çıkacakmış?
Kaç baharda uykuya dalacakmış?
Ah çektiren sakalların
Şimdiden beyazlamış.

Yatağına yatırmışsın birkaç kadını
Kadınlarının her biri ufak bi' anı
Bakamıyorsun onlara, neden?!
Korkma değiştireceğim ben o çarşafı.
Korkma sakın,tamam mı?
Ben seviyorum.
Sevmek nasıldı,
Öğrendim biraz.
Yastığına kokusunu sıktım
Rahat koy başını.

Karşına çıkmayacağım artık.
Ögrettiğimle yetineceksin baharda
Sonbahara kadar çiçek açacaksın
Seni solduran kadınlara açma
Suyunu koydum yanına.
Güneş gören yerde uyu sevdiğim
Yatağını kurdum cam kenarına.


Mart 08, 2016

Kalbim deniz kabuğu bağladı

Zor olanı başarmak için
Sana koştum sanırım
yanlış yola sapmışım
her yolu zorlaştıranmışsın
her yola gölgenin cesedini atan
her ışığa karanlık çöken
her umuda bıçak geçiren
ben o "seni"
başkalaştırmışım
deniz kabuğu bağlayan kalbimde.

Belki her sonu görmek için
sondan bir öncekini hiçe saymalıymışız
Bir şey diyeyim mi?
sen son'da olmayı bile beceremeyen bir yalanmışsın.
Çok boştayız tabii.
Her ayrılık sana taabi
Sana bağlanan bir kabugu,
soyuyorum,
kanatıyorum,
acırsa söyle bana
öpeyim de geçsin bari.

Şubat 17, 2016

Anladım.

Evet.
Sevginin bu zamanda yetersiz olduğunu çok iyi anladım.
Sevginin insanın karnını doyurmadigini da.
Ne yaparsam yapayım mutlu etmeye çalışmak bi' insanı... Çok saçmaymış.
Mutlu olmayı beceremeyen bi' insana nasıl mutlu olmayı ogretebilirdin ki?
Kalpsizlere gönül koyan birilerine nasıl ogretebilirdin karamsar olmamayı?
Nasıl sevdirebilirdin ki kendini hiç mutlu insan gormemiş birine?
Hep dibe batan,nankör,sadece kendi acıların dikenleriyle tenini yırttığına inanan bir insana... Nasıl bi sevgi ispatlayabilirdin?
Farkında olmadan sen batıyormuşsun işte dibe.
Sen beklerken mutsuzluğa sürükleniyormuşsun.
Hiç bir anlamı kalmıyor işte.
Bugün seninle gülerken yüzü,
Yarın hiç birşey olmamışcasina davranıp,tek kelime etmiyormuş.
İnsan bu kadar vurdumduymaz olmuş!
Ben anlayamıyorum.
İnsanlar bu kadar acımasız olmayı nasıl becerebiliyor?
Nasıl dayanıyor yüreği?
Hiç mi düşünmüyorlar ya onun da acırsa yüreği?
Hadi onu geçtim be!
Hiç mi bilmezler yaşattıklarının birgün kendi başına gelebileceğini..
Buna da tamam.
Asıl kim bu kadar acımasızlık yapmış böyle vicdansız olabilecek kadar?
Ve neden o yüreksizlere yürek verirler?
Herşeyi söylemek istiyorum ama soyleyemiyorum işte!
Ben yalan soyleyemiyorum ruhuma!!
Canım yanıyor insanlar neden bu kadar gaddar.
Sevgisizliğe bu kadar mı aç bunlar?
Acı cektim diyorsun? Degil mi?
Acı çekmişsin. Neden sana yüreğini açana bir şans vermiyorsun?
Bu kadar mı güvensizlik kol geziyor?
Ben anlamıyorum..
Anlayamıyorum.
Bir insan neden susar,söyleyin!
Neden tek kelime bile etmeden sessizliğe bırakır işini!
Istemiyorum de,kaybol de,iyisin,güzelsin,teşekkürler de!
Birsey de.
Demeli insan!
Son vedada dürüst olmalı!
Cesur ol cesur!!
Korkaksin sen bir korkak!
Ama sadece kendi yüreğinden kaçan bir korkak!
Aman birsey olur da yüreğime söz geçiremem korkusu var.
Halbuki neden korkuyorsun...
Yürek kötü şeyler yaptırmaz ki.
Zihin oyun oynar sana ama yürek hep korur seni,kollar..
Doğru hissettirir sana ama zihin hep fesat düşüncelerle oynar seninle.
Pes etmemeliyiz,nefret etmemeliyiz,sevmeliyiz.
Bu insanlar yüzünden sevgiye inanan insanların da inancı kalmıyor artık.
Ne yani sen şimdi seni aldatmış,kandırmış birini bekleyecek misin ömür boyu?
Seni en saf duygulariyla içinde taşıyan birini arkanda ağlatıp,
"Ben sevgimde fedakarım" diyip de
O kişiyi mi bekleyeceksin?
Seni bir kere bile aklına getirmeyen o kişiyi?
Iyi. Bekle!
Sonra da ömür boyu aldatsınlar yüreğini.
Yüreğim yok benim çöpe attım demiştin ya!
Senin çöpe atacak yüreğin de kalmamış.
Sen göz göre göre seni seven bir yüreği çöpe atmışsan eğer,
Senin çöpe atacak yüreğin bile yoktur.
Evet rahatladım.
Içimi belki suratına bağıra bağıra dokemeyecegim,
Ama bunu okuman temennisiyle bu yazıyı yazdım kişiliksiz adam.
Bir gün yüreğini tekrar çöpten bulursan ona bunları ilet.
De ki; "Hayat sevgiyle güzelleşir ve sevgi menfaatsizdir"
Ben menfaatsiz bir yürek taşıyorum.
En azından buna seviniyorum. Senin gibi yüreksiz olmadığım için...
Neyse Velhasıl ben çok kırıldım.
Basitmişim gözünde neymişim? olmayan bi tarafımda bile değil.
Çünkü birgun koca yürekler kazanacak.
Seni de kaybetmişim kazanmışım kaç yazar.
Günü gelecek öyle bir zaman gelecek ki,senin o koca yüreklere ihtiyacın olacak.
Ama sen yüreksizlere beslediğini sandığın sevgiyle öylece kalacaksın.
Zaten derler ya,sözde öyleymiş hayat.
Kimi çok seversen onu kaybedersin falan filan.
Hikaye onlar oğlum hikaye!
Kimi çok seversen o da seni sever.
Sen anlamazsın ama,
Ben anladım.
Ben çok iyi anladım.
Seni de anladım,yüreğini de...
Şimdi al git neyin varsa hayatımda olmanı istemem.
Bana karamsar bir belirsiz gölge değil,
Kocaman sevgiyle beslenmiş bir çınar ağacı gerek.
Ben anladım,senin yüreğinden bana hayır yok.
Sevgisizlere kucak açan sen,
Bir gün anlarsın bu sözlerimi.
Umarım sen de anlarsın benim gibi.
Hoşçakal.


Şubat 08, 2016

Zifiri kalbime boyandım

Çok acımasızsın
Ayrıca başka şeyler de var sende.
Çok saklısın
Sanırım bende birşeyler var seninle.

O yıldızlara sorma sakın beni
Her gece ben ağlıyor iken izliyorlar
Utanıyorum sensizliğe yakalanmaktan
N'olur arkamdan ört beni.

Gece çok tutuklu
Kekeliyor zifiri zifiri
Kalkamadı ayrılık üzerimizden
Kaderimiz pek bi' soluklu.

Sanırım bu şiir olmadı
Ölüydü bi' kaç gün,yeni uyandı.
Bağırmadım yaraların açılmasın diye
Öptüm sardım,yastığım...


Ocak 25, 2016

Deli cesaret uyandı

O zaman kokunla baş başa kalma iznini,
Aldım koynunda yazan yeminle.
Tellerin narindi
dokunmak çok imkansızdı
her an kopacak gibiydi
Sendeki yalnızlık.

O zaman sarıldım sana şimdi arkandan
öpemeden rüzgarından
melodisi vardı ayrılık senfonisinin kulaklarında çalan
Radyoyu değiştirdim bana bakan tarafından.

O zaman sayılı bakışlarımız vardı
şimdi saklı hiç birşeyimiz yok
Ben sanırım kekeledim umuda karşı
Sesim titremiş cümle sonlarım tok
hislerin uyanışı diye birşeymiymiş neymiş?
Bilemiyorum...

O zaman alsana sen de bi kadeh
Sırtımdan aşağıya dök şarabı
Yakmasın ama acıtmasın çok
Içeyim onu arkamdan
Geçmişime,
Arkama,
Arkamda kalanlara,
Son bir kadeh içsin dönük sırtım.
Önümde güzel bi' sen.
Ne güzelsin ah bi' bilsen.

O zaman,cesaretimden ötürü kutla beni
Sar belimi,sevgimi.
O zaman al bendeki beni.
Bana bırak sendeki besteyi.
Şarkını mırıldanayım.
Öleyim seni.
Öldürmeden...


Ocak 21, 2016

Hayatta kal,hayatıma dal

Kısa bir fısıltı,sessiz dinlemelisin
Kulaklarında bir şarkı mırıldanmalı
Fısıltı arka fon olacak,
ışık sönük..
İlikle yüreğimin önünü
saygı duyuyor bekleyişlere
zaman çok başarılı
seni bende giydirmekte.

Kısa bir filmdi
Söz verdiğimiz gibi
Bekleyecekmisin peki?
Sarılmayı baştan öğretecekti,
Senin kolların.

Sus! Saymadım bu kadar çok günleri.
Ve hayatı bu kadar uzun sanmadım
Sormadım ne zaman geleceğini
Bir dakika tutmuştum
Gelecektin o saatte,biliyordum.

"Kaç gibi geleyim?"
"Kokuna çeyrek kala.."
Hatıralara umut kala.
Gözlerine bir tutam buse kala.
Omuzlarına bir avuç tutku kala.
"Saat kaç?"..
"Senin var oluşuna yemin kala."
Saat,sen hayatıma kala.
Hayatıma dakikalar saya...
Gel.
Zaman bizim fakat,
Hayat ikimize geç kala.


Ocak 17, 2016

Uçurumlar boşluğuma atlamak istedi

Sanırım yankılar bedenimin kovuklarından geliyorlar.
Susuyor bir kaç yalnızlıkla imtihan edilmiş vücutlar,
Saklamaya çalıştığımız acılar
Birer birer atlıyorlar.
O uçurumlardan...

Sanıyorlar ki adam
O karanlıkta yok olunca herşey bitecek.
Ama bilmiyorlar ki aslında,
o karanlık herşeyi bir anda götürecek!
İyi de ne yapabilirdim ki?
Acıları tükürüp ayakkabımla temizlemek de neyin cabası?
Sanki ağzımdaki pislik gibiymişcesine
Acı o acı!
Nereden tükürsen orayı acıtır
Nereden kussan oraya iz bırakır!

Acı dediğin nedir ki?
Kimine gurbettir,kimine veda
Kimine kayboluşlardır
Kimine ceza..
Acı işte be arkadaş!
Adı üstünde acıyacak!

Tek tesellim saf bir aşk
Saf olan aşk mı o adam mı söyle!
Henüz bulamadım o adamdaki acıyı
Acı taşıyanın da olurmuş taşıyacak bir aşkı.

Adam.
Bana gelme
Yavaş yavaş gelme.
Birden gel.
Belki böylesi daha da güzel.
Ben ne dediğimi bilmem sen aniden gelince
Gelir de sayıklarsam eğer
Mutluluğuma ver.

Yalnızlıkların yıl dönümü şerefine
Bir bardak daha sadece,
Kana kana acı içelim
Bu gece..


Ocak 13, 2016

Donuk horultular

Uykum
Soluksuzluğun tanrısı
Sayısızlıklara lanet olsun
Alamadım uykumu.
Sevdim,güzeldi
donuk horultalarla daldığımda uykuya
sevmiştim yokluğunu
sen varsın diye,sevinmiştim.

Ah arkasına bakamayan çocuğumuz
Şekeriyle kandırılmış çocuğum
Dövülmekten öldürülmüş çocuğun
Sancıları beraber gömemediğimiz kader oyunumuz
Bunların hepsini sana ölüşüme say.

Boş bir tavandaki umutsuzluğun yansımasına bakıyorum
Yüzün var soyulmuş boyası
Çok guzelsin adam çok
Ellerimle dokunmak istiyorum

Aşık mıymışım neymişim
Kansız mıymışım o benmişim
Sevgisiz sen miymişsin doyamam
Öpmek istediğimiz bir tek şey,
gözlerimiz...

Bu gece veda etmek zorunda kaldım
Üzgünüm dolunay erken battı uyuya kaldım
Gözündeki yıldız kaymasın
Daha dileğimizi tutmadım.