Ocak 25, 2016

Deli cesaret uyandı

O zaman kokunla baş başa kalma iznini,
Aldım koynunda yazan yeminle.
Tellerin narindi
dokunmak çok imkansızdı
her an kopacak gibiydi
Sendeki yalnızlık.

O zaman sarıldım sana şimdi arkandan
öpemeden rüzgarından
melodisi vardı ayrılık senfonisinin kulaklarında çalan
Radyoyu değiştirdim bana bakan tarafından.

O zaman sayılı bakışlarımız vardı
şimdi saklı hiç birşeyimiz yok
Ben sanırım kekeledim umuda karşı
Sesim titremiş cümle sonlarım tok
hislerin uyanışı diye birşeymiymiş neymiş?
Bilemiyorum...

O zaman alsana sen de bi kadeh
Sırtımdan aşağıya dök şarabı
Yakmasın ama acıtmasın çok
Içeyim onu arkamdan
Geçmişime,
Arkama,
Arkamda kalanlara,
Son bir kadeh içsin dönük sırtım.
Önümde güzel bi' sen.
Ne güzelsin ah bi' bilsen.

O zaman,cesaretimden ötürü kutla beni
Sar belimi,sevgimi.
O zaman al bendeki beni.
Bana bırak sendeki besteyi.
Şarkını mırıldanayım.
Öleyim seni.
Öldürmeden...


Ocak 21, 2016

Hayatta kal,hayatıma dal

Kısa bir fısıltı,sessiz dinlemelisin
Kulaklarında bir şarkı mırıldanmalı
Fısıltı arka fon olacak,
ışık sönük..
İlikle yüreğimin önünü
saygı duyuyor bekleyişlere
zaman çok başarılı
seni bende giydirmekte.

Kısa bir filmdi
Söz verdiğimiz gibi
Bekleyecekmisin peki?
Sarılmayı baştan öğretecekti,
Senin kolların.

Sus! Saymadım bu kadar çok günleri.
Ve hayatı bu kadar uzun sanmadım
Sormadım ne zaman geleceğini
Bir dakika tutmuştum
Gelecektin o saatte,biliyordum.

"Kaç gibi geleyim?"
"Kokuna çeyrek kala.."
Hatıralara umut kala.
Gözlerine bir tutam buse kala.
Omuzlarına bir avuç tutku kala.
"Saat kaç?"..
"Senin var oluşuna yemin kala."
Saat,sen hayatıma kala.
Hayatıma dakikalar saya...
Gel.
Zaman bizim fakat,
Hayat ikimize geç kala.


Ocak 17, 2016

Uçurumlar boşluğuma atlamak istedi

Sanırım yankılar bedenimin kovuklarından geliyorlar.
Susuyor bir kaç yalnızlıkla imtihan edilmiş vücutlar,
Saklamaya çalıştığımız acılar
Birer birer atlıyorlar.
O uçurumlardan...

Sanıyorlar ki adam
O karanlıkta yok olunca herşey bitecek.
Ama bilmiyorlar ki aslında,
o karanlık herşeyi bir anda götürecek!
İyi de ne yapabilirdim ki?
Acıları tükürüp ayakkabımla temizlemek de neyin cabası?
Sanki ağzımdaki pislik gibiymişcesine
Acı o acı!
Nereden tükürsen orayı acıtır
Nereden kussan oraya iz bırakır!

Acı dediğin nedir ki?
Kimine gurbettir,kimine veda
Kimine kayboluşlardır
Kimine ceza..
Acı işte be arkadaş!
Adı üstünde acıyacak!

Tek tesellim saf bir aşk
Saf olan aşk mı o adam mı söyle!
Henüz bulamadım o adamdaki acıyı
Acı taşıyanın da olurmuş taşıyacak bir aşkı.

Adam.
Bana gelme
Yavaş yavaş gelme.
Birden gel.
Belki böylesi daha da güzel.
Ben ne dediğimi bilmem sen aniden gelince
Gelir de sayıklarsam eğer
Mutluluğuma ver.

Yalnızlıkların yıl dönümü şerefine
Bir bardak daha sadece,
Kana kana acı içelim
Bu gece..


Ocak 13, 2016

Donuk horultular

Uykum
Soluksuzluğun tanrısı
Sayısızlıklara lanet olsun
Alamadım uykumu.
Sevdim,güzeldi
donuk horultalarla daldığımda uykuya
sevmiştim yokluğunu
sen varsın diye,sevinmiştim.

Ah arkasına bakamayan çocuğumuz
Şekeriyle kandırılmış çocuğum
Dövülmekten öldürülmüş çocuğun
Sancıları beraber gömemediğimiz kader oyunumuz
Bunların hepsini sana ölüşüme say.

Boş bir tavandaki umutsuzluğun yansımasına bakıyorum
Yüzün var soyulmuş boyası
Çok guzelsin adam çok
Ellerimle dokunmak istiyorum

Aşık mıymışım neymişim
Kansız mıymışım o benmişim
Sevgisiz sen miymişsin doyamam
Öpmek istediğimiz bir tek şey,
gözlerimiz...

Bu gece veda etmek zorunda kaldım
Üzgünüm dolunay erken battı uyuya kaldım
Gözündeki yıldız kaymasın
Daha dileğimizi tutmadım.