Aralık 24, 2013

"Biz" Yıl Dönümü

İçime aldım göğsümü üşümesini engellercesine..
 Biraz daha sıktım,biraz daha sardım.. Biraz yıkıldım.
Arsızca  sakladım,sen gelene kadar okşadım. 
O güne kadar..
 Hani o gün!
 Yeminleşmiştik tam kış ayazının gülüşünde.
Bir Aralık gününün en masum yalanıydı.
Şanslıydık,birbirimizle imtihan edildiğimiz çemberimizde..
Sislerin arkasında görünen kaderin duyarsızlıklarıyla,
Koşmuştuk bir daha seveceğimize emin bir şekilde
Birbirmize görünmüştük
Ve öpmüştük yabancılanan yalnızlığımızı
Gömmüştük biz dışında kalan zamansızlıkları.

Hani o gün…
Uykularımızın asla ayrı sarhoş olmayacağı bir ömre başlamaya…
Seninle  bir kardan yuva yapmaya,bütün kar tanelerine meydan okumaya…
Hani o gün.. .
Ellerimle kendimi sana bırakmaya!
Beni koynuna alıp üzerimdeki tüm sensizlikleri soymaya…
Gözlerimden hayalini kör edip  sensizliğin hayaline bile aldanmamaya!
Ayrılık güneşi sırtıma vurmasın diye,arkamda belirip gölgenle yanmaya…
“Bir kızımız olacak” diye her sabah incecik belime fısıldamaya…
İşte o gündü sevgilim!
Sen ve ben değil, “biz” diye başkalaştığımızda!
İşte o an!
O zaman!
Olmamıştı, tamam…

O günlerden bu gün sevgilim!
Sen…
Alnıma gelecek vaad ettiğin öpücük,
Öpücüğü hediye ettiğin kadın,
Kadının olacağım hayaliyle yaşayan yangın,
Yangını söndürecek bir adamın,
Delicesine kokusuna buram buram hasret kalan dargın…
İşte o kadın ve adamın,
Bir güne yılları sığdırılmayan imzanın
umarsızca atılmış bir başlangıç adımının…
İki kalpte ayrı kurguların kahramanıydın!

İşte o gündü sevgilim!
Sen ve ben’i öldürüp,
Biz’i kucaklayıp yatağımızda geceler-gündüzler saydığımız.
Bu gece-gündüz’ler.. Bu saydığımız aykaranlıklar…
İşte biz bugunü sayıyorduk yarim!
İkimizin biz olduğu günü…
Senin geceyi,benim gündüzü giydiğim günü!
Sen siyahtın en güzel karanlıkların içinde
Ben beyazdım en temiz senliklerin peşinde

İşte o gün bugün sevdiğim!
Evliliği kutsallaştırıp,adında Aralık sakladığımız..
En uzun kış gecesinden de uzundu seninle gecelerim
Bir ömür azalmasın diye rüyalardan kaçtığımız,kaçırıldığımız…
Bu gece seni ilk öptüğüm gece ilkim,
Bu gece bizim sonlarla yalpalandığımız,tek kişilik yatakta çitfe kaldığımız.



Aralık 19, 2013

Belime bağlanmış mesafe,başka bir ülke!

Yine... Yineler yenileniyor... Ya da tekrarlanıyorlar.
Bütün sevenlerden uzak,buruşmuş,yalnızlığa yeterince doymuş bir satır. Özlemle yazılıyor hiçbir şeyden habersiz temiz sayfaya... Aslında bakarsan sayfa,benim de hiçbir şeyden haberim yok. Belki de öyle davranıyorum ya da olmamasını istediğim için saklanıyorum. Neyden mi?
Bana ait olmayan bir şehirden. Beni benimsemeyen şehirden! Benim benimseyemediğim şehirden...
Ama o çoktan beni içine hapsetmiş. Çoktan beni bana yasaklamış. Ama! Şehrimi henüz yasaklayamadı. Ben beni unuttum ama;henüz şehrim unutulmadı.
Başka şehir bile bu kadar küstahken ruhuma,başka bir ülke... Başka bir ülke... O ne yapacak bana? Yabancı olmayı bırak,belki bir yabancı olduğumu bile unutturacak bana. Defalarca sorgulayacak satırlarımı.
Satırlarım uykusuz kalacak gecesi bile zifiri karanlığa çalınamayan o ülkede. Ezanların bile ulaşamadığı o ülke.
Başka bir dil ile ağlatacak özlemimi... Mesafeler imkansızlara boyanacak. Ne göstereceksin bana yabancı ülke? Ne sevdireceksin? Ne düşüreceksin benden? Ne sömüreceksin şiirlerimden? Duygularımı? Ruhumu? Korkumu? Soluğumu? Bana ne vereceksin? Benden ne isteyeceksin...
Çok fazla kalmadı,korkma...İkimizde yüzleşeceğiz. Sen başka bir şiirin başlığı olacaksın,ben başka bir kalem olup yazacağım seni. Peki,senin için ben ne olacağım?
Omuzlarıma bir sonbahar mevsimi yükleyecek misin? Senin yağmurlarında sırılsıklam olacak mıyım? Kar tanesiyle erimekten korkacak mıyım? Issız bir sokakta yürürken yakacak mısın ışığını? Evet! Çok kalmadı...
İstediğin gibi bir yabancı olarak geleceğim. Sevgisiz,sevdiklerimsiz,sevenlersiz... Sıradan bir yabancı olarak geleceğim. Bir şiirle kaleminin ayağıyla geleceğim! Bir iyilik yap yabancına...
Geldiğimde kulaklarımı tıka, denizimin sesini duymayacak kadar..
Geldiğimde kör et göz bebeklerimi, şehrimin çizgilerine bakamayacak kadar...
Geldiğimde ayaklarımı bağla,geri dönecek cesareti bulamayacak kadar...
Ve son olarak...
Yüreğime vur...
Acımayacak kadar... Acımasın!! Acıtmasın...
Merhaba deme bana! Bıraktığım bir veda anımsanmasın!