Aralık 27, 2015

Gülücük yansımasına bakan kız

Sözlerin ispatlanamadığı noktada
gözlerinin önündeki soru işaretine cevap buluruz. Manzara kötüyse,bir daha gelmeyiz. Ya da bizi tatmin edemiyorsa..
Manzara güzelse,öpmek isteriz başka bir gece görüntüsünden.
Bizim manzaramız hiç görünmedi,sisin kapattığı bir Dolunay gibiydik.
Başka bir ışık bizim var oluşumuza tehditti. Olmamışlığımıza saygısızlıktı. Nasıl oldu bilemem ey gecesi karışık salata. Bilemedim yatağın da çok yalniz gözüküyordu. O yüzden mi çarşafların öksürüyordu?
Sanırım bir ilaç surmeliydin,başka ayakların izleri kalmaması için üzerinde.
Çok mu kokusu değişti odanın?
O zaman oda parfümünü azarla,daha sık üflesin duvarlara. Duvarlar çok ısrarcıymış. Işığı pek sevmediklerini söylediler. Soğuk ellerin kendisine dokunduğunu da..
Peki ya pencereye ne demeli?
Soğuğu mu engelleyecekti rüyaların üşümesin diye?
Kendini siper edeyim diye şeffaf renginden mi feragat edecekti gecelerce?
Penceren de şikayetçi senden.
Yalnızca gündüzleri açıyormuşsun.
Perdeyle hep kapatıyormuşsun yüzünü.
Yapma.
Perdeleme ışığını..
Peki ya yastığına ne demeli?
Saç tellerini saymaktan bıkmış o da
Fazlasıyla sarı görmüş.
Bazen siyah..
Bazen doğalsız boyalı..
Bazen kıvırcık.
Bazen de sadece kafa.
Yastık ağır dedi be adam!
Taşıyamazmış onca saç kokularını.
Son olarak küçük bir lamba varmış.
O mu ne diyor?
Ne diyor diye sorarsan,
Gülen yüzlere vurmak istiyormuş.
Tek gecelik sahnelere spot ışığı olmak değil..
Sevgiye eğilen gölgenin adına şahit olmak istiyormuş.
Başka kadınin duvar yansımalarına değil..
Kısacası delikanlı,
Senin gülücüğüne bir ışık hediye etmek istiyormuş.
Kapın ise bu ara açılırken gıcırdamıyormuş.
Giren çıkanı saklamak için.
Ayakların kaç yabancıya ait olduğunu bilemedigi için.
Kapın çok eskimiş.
Yüzüne kapatılmaktan...
Ve bir kadın bu odayı aklına kazıdı.
Sakladı arkasına.
Bir daha önünden geçmeyecekmiş,
günaydın'lara yer vermeyecekmiş.
Camına "hoşça kal" bırakıp
geri dönüşü olmayan gidişini halının altına sıkıştırı verecekmiş.
Koskocaman gökyüzü seveceğim.
O da bana sonbaharları getirecekmiş.

Aralık 23, 2015

Sessiz yıllarıma sonsuz teşekkürler.



Teşekkürler..
Hiçbir zamanının damarlarında dolaşan bir hayalî acı.
Ne bileyim nasıldı! Bu soru muydu şimdi onca yıldan sonra..
Acıydı işte,hiçlerin alnından operken saydığım acıydi.
Ya da ne bileyim işte,umudun bana verdiği yetkiye dayanarak sevdiğim bir sen'di.
Ya da neydi biliyor musun?
Sayamayacağım kadar hiç ayrılıkların çocukları.
Bak işte,yaşamışım ben birşeyleri.
Ha aşksız ha sensiz..
Ikisinden farksız tek his aradı sadece ruhumdan kopan deli.
Deli kim mi?
Benim işte o deli,tanımadın mı?
Yoksa tanıdığın hic yok muydu?
Çok mu yabancı gördün?
Yoksa ben mi yabancıydım,Kördüğüm..
Sorsana bana kaç yıldır yoktun diye..
Kaç zamana saydın yüreğinin saldırganlarını?
Sor bana haydi! Kaç defa vurdular boynundaki yastıktan..
Soramadan gitmeleri koydun önümdeki tabağa.
Yapmasaydın be keşke,yapamasaydın.
Bak bana!
Bu ellerim bir tek yalnızlığa karşıyken üşüdü!
Bak ellerimin üstündeki yolsuz damarlara..
Onlar hiç kesişmemişti zaten..
Bir daha bak bana haydi,
gözlerim hiç kurumamıştı ıslaklığa merhem olan..
Sarıl canıma.
Çünkü hiç ısınmamıştı,sevgisizlikle yalpalayan..
Geçmiş olsun der gibi
hastalığımın ilacı kuruntular.
Bu son olacak tıpkı vedalar gibi,
öyle san sen de,acıtıyor varmış gözüken yokluklar.
Bırakalım dayanağım,böyle kalalım.
Bir sen bende sarmaş dolaş
Bir ben sende içimi saran telaş.
Öptük kokulu geçmişin rüzgarını,
Üfledik ardından hayasızca.
Ansızın yakalandık kader ortağı,
Bu şiirin satırında..
Belki bir son,belki bir başlangıç içindi
Unutmayalım,
Unutma,
Dalma uzaklara
Gitme...
Kal biraz daha.