Aralık 11, 2020

나의 공기는 오직 너의 숨

"안녕? 잘 지내고 있지? "

오랜만의 하는 안녕이라는 말은 

무슨 뜻을 가지고 있는지 

혹시 생각해본 적은 있니?


나야는 원래 항상

생각은 많은 사람이지만

요즘은 하나밖에 생각이 안 나는

그런 사람으로 만든 그대 덕분.


바람이 분다 불어 

마음이 느긋해진 순간들이 

나를 뭔가를 더 믿게 해주고 있어

점점 빨간 불에 빠져 나올 수 없는 

그 공간의 중독성을 알게 됐어.


숨쉬고 있어. 

자연을 눈감고 감상을 할 줄 알았고 

음악은 저 멀리서도 들려도 

그 중에서 너의 목소리를 일부러 찾아서 듣고 있어. 


밤하늘의 밥은 태양의 서커스라고 하는데 

숨 쉴수 있는 하늘이 없었다면 

이 모든 깜깜함과 쨍쨍함이 없었을 것인 것처럼 

너를 알지도 못했으면 내가 지금 어떻게 되었을지..


Ekim 27, 2020

마음의 그림

서로의 서로가 될 수 있는 밤.
언제 그 밤이 될지 모르겠다면서도 
언젠간 그 밤이 오겠지 라고 하는 작은 희망.
그런 감정으로 해질녘을 암기하려 옥상까지 올라갔다.
그 기다림 속에서 
가을바람이 이렇게 따쓰하게 불어 있는줄도 몰랐는데
그대가 가을이라 생각하면서 기다리는 게
나를 따쓰하게 할지도...


그래서 기다리는 것도 기다리지 말라야되는 것도
그건 다 내 마음이다.
결국은 내가 하고 싶어서 하는 것이다.
뭔가를 기다리게 하는 것도 기다리고 싶은 마음도
다 이유가 있다는 것이 분명하다.


그런 믿음으로 가을의 풍경을 하나씩 하나씩
내 마음속에서 그려져 있다.
그대가 오면
내 마음의 그림은 완성일 것이다.

도와줘.

Ekim 04, 2020

Kocaman Bir Ev

Bazen diyorum ki,

Görülmemek görülmekten daha mı iyi?

Evimi özledim. Bilmiyorum. Neden böyle bir his uyandığını da, neden gözlerimin dolu dolu olduğunu da.. bilmiyorum..

Belki de uzun zaman oldu ve şimdi özlediğimi anladım. Kendimi bulabildiğim yerleri arıyorum. Keşfe çıkıyorum. Zamanda kaybolmak istiyorum. Her telefonun ekranın baktığımda bugün de bitti diyerek başımı yastığa koymak yerine, bugün ne öğrendim diye kendime sorup şükretmeyi seçiyorum. 


Bir de şu içimdeki garip heyecanı bastırmak istiyorum. Beni boğan ve kastıran o duyguları bastırmak yerine bir şekilde içimdekileri boşaltmak istiyorum. Belki ağlamalıyım bilmiyorum. Her neyse. 26 yaşındayım yazım. Zaman beni buralara da getirdi demekten başka bir söz gelmiyor aklıma. Güzel şeyler bekliyorum. Beklemek için doğru bir zaman mı? Hep zamana bırakmalı diyorsunuz ya? Kalbimden geçen sözleri sadece yazabiliyorum ben. Kimseye anlatamadığım şeyler de oluyor. Ama birilerinin varlığı bile beni mutlu etmeye yetiyor. Aslında en güzel şey ne biliyor musun? Kendi rızanla yaşamak. Başkalarının rızasıyla değil de kendi kendini bulabilmek. Geçici hatırlanabilecek şeyleri hatırlayabiliyorum mesela. Beynim unutmak istediği şeyleri unutuyor. Bina ve yolları anımsıyorum sadece. Bu da farklı bir yetenek sanırım. Umduğumdan da daha güzel şeyler olabileceğinin inancındayım. Önceden sadece bir şeyleri olumsuz yönde arayıp bakardım. Şimdi nefes almak bile beni rahatlatıyor. Ama en çok da yazmak sanırım. Şu an bir köşeye çekilip ağlamak istiyorum nedense. Neden bu his geliyor bilmiyorum. Sebebini bilmemek de güzel bazen, öyle değil mi? Uçabilseydim eğer şu an, en görünmedik yere gitmek isterdim. Sevgiyle kucaklaşmak isterdim bulutlarla. Güzel ruhları hissedip onların elini tutmak isterdim. Derinlere inmek, kalpten sevgiyi hissedelim derdim. İçimdeki bu sevgiyi bir yerlere götürmeliydim. Ben buraya ait miyim? Nerede benim evim? Merve sen neredesin? Her yerde mi olmak istersin?


Boğazımda düğümleniyor içten ettiğim dualarım. Buraya kadar geldim. Sahiden gelebildim. O kadar yakınız ki. Benim evim nerede peki? Buraya gelirken neden kendi evimmiş gibi anımsadım bilmiyorum. Neden diye sormak cevabı getirir mi? Cevap aslında içimde. Sen benim evimsin. Bunu biliyorum. Bana bunu hissettiren ilk kişisin. Hayat çok garip. Bunca zaman ben seni görmek için mi bu kadar sıkıntıyı ve hatıraları seçmişim? Mucize diyebilir miyiz buna? Ben seni neden sevdiğimi bile tam olarak bilmiyorum. Aslında içim biliyor. Dedim ya cevap aslında içimde. Ben hep cesaretle yürüdüm kendi yolumda. Kendime inanıyorum, yoluma inanıyorum. Sandığımdan da ağır şeyler yaşadık aslında. Kolay değil ama kötü asla değil. Biliyor musun? İyi ki bu yol benim yolum diyorum ben. Yaşadığım  ve yaşayacağım şeylerden asla ve asla pişman değilim. Bir hüzün de var içimde ama bir o kadar da mutluluk ve umut. Şu an saat 22:22. Her zaman inandım. Gözlerim dalıyor. Yarından itibaren daha da meşgul olacağım sanırım. Anın tadını çıkarmaya geldim. Saklayamıyorum artık. 


Çok uzun yazıyorum. Sen bana iyi geliyor musun? Aslında biliyor musun? Beni sakinleştirdin. Dün bana sen pek sinirlenmiyorsun dedi patronum. Çok sinirli bir insandım. Ama beni dinginleştirdim. Ben bana daha değer vermeye başladım. Sen bana iyi geliyorsun. Hep kendimi hazır hissettiğimi düşünüp geliyorum. Ama bakıyorum ki yine aynı heyecan, aynı gerginlik var. Her şey hayrımız için olsun. Düşünmüyorum. Kötü düşünmüyorum. Bu sabah aslında çok yorgundum. O kadar yorgundum ki, gelmeyecektim. Gerçekten gelmeyecektim ama bir şey beni kaldırıp hadi git dedi. Geldim. Bilmiyorum ki. 1 dakika sonrasını bile bilmiyorum. O yüzden bunu için kendimi üzmeyeceğim. Üzülmüyorum. Mutluyum. Yapabildiğim her şeyi yapabildiğim için, kendimi sevebildiğim sarılabildiğim için mutluyum. Olması gerektiği gibi oluyor zaten. 


Bugün Ekim'in 4'ü. Güzel bir gün. Güneşli ve hafif bulutlu. Kafe kalabalıklaştı. Sanırım annemi özledim. Evimde gibi hissettiğim için mi özledim acaba? Her şey bir anda gelişmeye başladı. Şaşırtıcı bir şekilde böyle bir yerde yaşadığını tahmin bile etmedim. Bizim eve çok benziyor. Bahçe var ağaçlar var doğa var. Çok mutlu oldum. Kendimi yabancı gibi hissetmedim.  Şu an daha iyiyim. Az önceki gerginliğim gitti. Kötü enerjileri attım. Acıktım. Çok ani oluyor bazı şeyler. Güzel şeyler olacak. Kulaklarımda huzur çalıyor şimdi. Sözleri de şöyle. 


Haydi bi' çaba kendini bulacaksın 

İçsel yolculuğunun sonunda bir evren var 

Eh tabi arada bir yorulacaksın 

Fakat hiç sorun olmasın 

Yakınsın o noktaya 

Hayranlıkla seyrettiğin 

Yıldızlar bile dans ederler 

Sen de durma, bir adım at 

Nasılsa onların tozlarından oldun


Benim için, bizim için. Bak yine Güneş gösterdi yüzünü. Son iki üç dört. Melodilerle tıka kulağını. Tüm olumsuzlukları engelleyecek şekilde. Gitar sesinin yalnızlığıyla kendine gel. Sabah kalktığında kendinle konuş, gül ve şakalaş. Kendine en yakışan ismi bul. Kendine şefkat göster. Ağaçlara dokun. Yaprakları sev. Bitkilere güzelce bak. Çiçek yetiştir. Kalbini okşa. Hepsi bir emanet sana. Rüya içinde rüyadayız aslında. Ruhumuz gerçek olan ısı. Hisset o sıcaklığı. Getir kendini o ısıya. Isındın mı? Hadi şimdi sevdiğin yemeği ye. Bol bol su iç. Saklama. Susma. Şarkılar mırıldan. Gökyüzünü öp. Yıldızların dansına eşlik et. Güneş'e selam ver. Ay ile muhabbet et. Saklama kendini. Keşfet ve bul. Kucaklaş. 


Sev bizi, sev kendini.


우리를 위한 노래 한 곡 틀어줘. 저기 봐. 태양이 또 예쁘게 떴다. 하나 둘 셋 넷.. 모든 부정적인 감정들을 잘 막을 수록 멜로디로 귀를 막아봐. 기타 소리의 허전함으로 자신을 찾아봐. 아침에 눈을 뜰 때 자신과 대화를 나눠봐. 웃어보고 장난도 쳐. 자신이랑 어울리는 이름 하나 지어봐.

자신을 감싸 안아줘. 나무에 손을 대봐. 나뭇잎을 만져. 식물들을 사랑스러워해. 꽃을 키워봐. 마음을 달래봐. 이 모든 것이 너에게 맡긴 것들이야. 우리는 꿈속에서의 또 꿈속에 있다. 영혼의 온도는 진짜 온도야. 그 따뜻함을 느껴봐. 따뜻해졌나? 그럼 당장 좋아하는 음식을 먹으러 가.

물도 많이 마셔. 감추지마. 가만히 있지마. 노래를 흥얼거려. 하늘을 안아봐. 별들과 춤을 춰. 태양에게 인사해. 달과 대화를 나눠봐. 너 자신을 감추지마. 탐방하고 찾아봐. 안아줘.


Eylül 20, 2020

Sonbahar'ın Ruhları




Sanırım çoktan zaman diliminde boyut atlamak için kendimi hazır hissediyorum

Ne zamandır kendi içime dönmek için cesaret edememiştim yazmayı.

Çok bir şey istemeyen insanlar vardır hayatta bilirsiniz. Kimileri der ki "huzur" olsa yeter. Kimileri sadece "bana ait bir yer" olsun ister. Kimileri ömür boyu yalnız kalmak, bazıları da yalnızlıktan korkar. Başına neler geleceklerini bilmeden geleceğin kaygısını yaşayan insanlar da vardır. Bir şeyleri kestiremediği her an onlar için zindan olur. Ben neden mi bunları yazıyorum? Sanırım şuan içimden akan parmaklarıma gidiyor ve onları cümle haline getiriyorum. Kalbimin içindeki bir şeyler bana bunları yazdırıyor. 

Güzel duygular. Aşığım. Güzel olan her şeye aşığım. Doğaya, gökyüzüne, bulutlara, rüya gibi olan her güzelliğin olduğu gibi kalmasını istiyorum. Bazen zamanı durdurmak isteyecek kadar büyülüyor bu güzellikler beni. Belki içinde daha derini ve daha fazlası var. Görmek de istiyorum. Daha derine inmek istiyorum. 


Şimdi bir şiir yazacağım. Sana.


Nefes aldığımı görebilmek, ne kadar sığ benim için?

Sana dair duygular, arkamdan sıcacık dokunan bir el gibi.

Nefesimi tutuyorum şimdi ve geriden saymaya başlıyorum

Gözümü istemsizce kapatıyorum sana doğru giden yolda,

daha da derinden hissetmek için, başlangıçları sayıyorum elimle.

Son 1 2 3.

Güneşin boyandığı o istemsiz turuncu rengini,

üstünde bir hırka olarak görmek isteyen bir kızım ben.

Güneşin tam batacağı sırada renk veren kızıllığı gibiydi

sana haykırmak istediğim fısıldayışlarım.

Batmak istemeyen Güneş'in Ay'a verdiği sözü tutarcasına verdiği çırpınıştı,

ben mavi göl olmak için doğduğum zaman...

Kim bilir, bir gün içine düşersin belki  o gölün.


Nasılsın?

Bakma bana öyle.

Güzel olmak zorunda değiliz. 

Çünkü güzel olmak için doğmadık.

Neden?

Az kaldı, baktığın yerde beni görmeye.

Sonsuza kala saatler ilerliyorken

Senin bana verdiğin saat pilleri

çıkarttım attım evet.

Zamanı geldiğinde 

O anı durdurmak için.

Bizim için, sonsuzluk için.


Hadi kadehini hazırla

Sonsuza kaldırmaca oynuyoruz.

Sen,ben. Bir. Tek kişi.

Gecemiz boğazımızda düğüm olmuş

Ruhumuz birbirimize pek bi' doyumsuz.

Bağla gözlerini şimdi

Zamanı durdurmaya gidiyoruz!




Eylül 05, 2020

Don't (잊지마)

오늘 따라 새침한 모습이 
달을 보고싶어 해
달빛 때문에 
눈이 부셨으면 해.

반짝거리는 너의 머리카락
내 마음으로 몰래 들어가 걸려 있다
머리카락을 살짝 뒤로 옮길 때
또 마음에 걸린 너의 아름다움이
빛이 난다
또 눈이 부신다.

너는 정말 아름다워
아껴주고 숨고 싶을 정도
너가 너무 맘에 들어
누워 있는 모습까지도
남다른 갈색 눈이
내겐 가장 알록달록
내가 너를 얼마나 좋아하는지
알려주고 싶어도
이렇게 글을 쓸 수 밖에
없는 나의 손가락도
너의 손을 잡고 싶어...

니 생각이 그냥 쉽게 나
쉽게 나는 그만큼
안 생각하는 일도
그나마 어렵다.

너는 하늘 같아
내가 어디를 봐도
너가 그냥 내 눈 앞에
펼쳐져 있는 사람이야
이렇게 힘들 줄이야
갈수록 너로 빠지고 빠진다.
이게 사랑인 것 같아
정말 그런 것 같아
이것은 내 진심이야

잊지마.

Eylül 03, 2020

우(雨) / Rain

비는 왜 오는지 알아요?

비는 왜 내려야만 하는지도?

비는 꼭 바닥과 만나고 싶어서,

하늘의 답답한 마음을 털어놓기 위해서,

이 온 세상의 더러움과 얼룩짐을 치우려고 해서,

울고 있는 사람들의 눈물이 되기 위해서...


여러 가지 이유는 이 한가지 안에 들어가 있는 존재, 비.

그런데 나는 비가 싫어요.

비가 오면 내 머리가 망하잖아요.

곱슬이니까, 싫어요.

예쁘게 하고 딱 집에서 나왔을 때

비가 내리기 시작해요.

너무 싫어요.


싫다는 말을 쓰기도 싫어요.

비는 저와 안 맞아요.

비는 다른 사람만 맞았으면 좋겠어요.

비가 너무 이기적인이어서도 싫고

온 세상을 깨끗해 하는 것이 아니라

예쁘게 꾸미는 소녀들을 괴롭히는 것이에요.

그래서 비와 안 만났으면 해요.


정말 비에 대한 마음이에요.

비가 오면 태풍도 와요

비가 올 때 쎈 바람도 불고,

하늘도 안 보이게 해주는 비를

싫어합니다.


비가 그치면 무지개가 뜨잖아요.

저도 비가 떠나면 무지개 같아져요.

그럴 때마다 나의 세계는 7개의 색으로 물들어요.

정말 좋아요.

비가 없는 날은, 가장 행복해요.



Ağustos 11, 2020

나야는 글쓴이잖아

나는 내 길만 따라갈꺼야. 남들을 위해서가 아닌 나만을 위해서의 그 길과 비전을 실현시키고 포기하지 않을꺼야!!!!!

무엇보다도 중요한 것이 있다면, 내가 나를 사랑하고 나를 위해서 내 길을 만들고 간다는 것이야. 내가 나를 사랑하면 주변 사람들도 더 가까워지고 더 느껴지고 있단 말이야. 어쩔수는 없어. 내가 한 노력과 일은 다 했던 것 같애. 포기는 아닌데 더 이상은 노력은 어디까지 해야될지 몰라.
나는 나를 믿고 갈꺼야. 내가 맞다고 생각하는 그 길을. 그래서 멀리 갈꺼야. 아주 멀리. 나를 찾으러 가는 그 길을 갈것이고 나를 찾아야 그 확실함을 볼 수 있거나 못 볼 수도 있음을 알 수 있을꺼야. 어떤 사실이든 어떤 결과든 다 받아들이고 말꺼야. 나는 나를 위해서라면 뭐든지 하는 걸로 결정내렸다.

내 길을 만들어가는 이 과정에서는 글을 창작하고 길의 끝과 시작임이 그려질수록 내 글자 하나 하나를 아낌없이 털어놓을꺼야. 나는 나를 사랑한다. 나는 소중하고 귀한 존재다. 정말 고맙다. 이런 감정들을 받아들이기 시작했음에도 감사하고 사랑도 무서워하지 않는 내 모습에도 감사한다.

인생은 이렇게 아름답고 아늑하다는 것을 알았다. 나는 죽을 때까지 내 감정이나 내 마음을 쓰고 있을 꺼야. 성장을 일으키기 위해 얼음을 깨드리고 불을 지피는 것이 옳다. 과거에 갇혀 있지 말자. 이 순간을 감사하고 사랑하자. 꿈을 두려움없이 꾸고 어둠도 화려한 그 빛을 찾기 위해서인걸 잊지 말자.
언젠간 나도 이 감정들을 수없이 적어두면서 페이지 수가 넘치고 끝이 없음을 깨달으면서 책 한권이 완성이 된 다음, 다시 되돌아보고 읽을 때, 어떤 계기로든 이 검정들을 존중하고 중요시 여기는 사람들과 소통이 이뤄지기 위해서 노력을 하겠다.
그리고 오늘은 나 자신에게 한마디. 메리야, 있어줘서 너무 고맙다. 나는 나라서 너무 행복해. 메리라서 고맙다.

예쁨이 가득 찬 이 솔직한 마음을 어떻게든 털어놓는다는 선물도, 이 과정 속에서 나를 만들어준 등장 인물들도, 내 인생을 망치거나 꽃길로 만들어준 사물과 인물도 없었으면 나는 나를 더 사랑할 수 없었을 것이다.

힘내서 고맙다.
강해서 고맙다.

Ağustos 06, 2020

this is 나

엊그제 같았던 날들, 스쳐 지나갔던 인연들, 수많은 추억들, 남겨진 깨달음, 다 합치면 모든 것들로 인해서 다시 살아남은 "나".

나는 나답게 살기로 마음먹었던 시절들을 되돌아보면 한번도 나답게 살지 못했을 때가 많았고, 그 사람들이 나보다 더 1위 순위로 꼽혔고 왜 그렇게 했는지에 대한 의문이 한번도 없었고 너무 자신에게 무리하지 않았나 싶다.

그래서 난 왜 이렇게 했을까? 너무 착해서? 너무 멍청해서? 너무 생각이 없어서? 인본주의자라서? 웅 다라고 할수있다. 때론 생각도 없었고 때론 몰랐고 때론 착했고 때론 인본주의자라서도 그랬다. 하지만 후회하지는 않습니다. 인간은 누구나 경험을 여러가지 해야 깨달음을 얻어가는거니까요.

요컨데 옛날의 나는 하늘을 보면서 나보다 먼저 다른 사람들이 떠올랐고 다른 사람들의 생각이나 시선을 신경쓰고 남답게 살았는데 점점 나다워지는 나를 볼 수 있는 날들이 내 안에 있는 아이를 회복시키는 것 같다. 이 표정 잘 보세요 여러분! 이건 저예요! 저 맞아요! 메리!

남들의 보는 내가 중요하지 않고 나를 보는 내가 더 중요하다! 나는 예쁘고 귀엽고 사랑스럽고 따뜻하면서도 훈훈한 사람입니다. 조건없이 사랑을 하고 사랑받는 사람이고요. 저는 메리라고 합니다. 반갑습니다.🌙🌼

잘 부탁드립니다 현지인 여러분!

Ağustos 02, 2020

무지개



상상 속에 있는
나만의 쓰이지 않았던 소설의
나만이 알고 있는 그 주인공의
별명이 있었다.
나는 그를 얹힌 마음이라고 부르기도 했다
솔직함에 대한 빠듯함을 알고 싶었지만
솔직해져야만 관계의 끈이 풀려 나갈 수는 있었다.
서툴러서 그런지
시치미를 떼서 그런지
안 보여서 그런지
왠지 계절은 따뜻해도
항상 추위를 타는 나는
정말 왜 이러는지...

멍하니 낯선 구름 위에 누워서
밤별들을 바라봤다
그들의 무슨 고민이나 있을 것 같다는
하늘이 그들에게 빛을 잘 주는지
숨쉴 수 있는 공간이나 있는지
안심해서 빤짝거리는지
아님 그래야될 것만 같아서 빛을 주도록 하는지
정말로 너무나도 궁금해지더라.

구름은 부드러움이 느껴지지 않아
망설이곤 했다가
한번쯤 바닥을 돌아봤다
너무 높지는 않았음에도 놀라와
나는 벌써 하늘을 떠났나 싶었다
이게 구름이 아니라면
여기는 하늘이 아니라면
나는 어디에 있을까?

수많은 상상속에 갇혀 있음을 몰랐다
너의 세계로 이미 들어 와 있었음을
그것조차 나에게 구름 같은 순진함이었다.
나는 이제 어떻게 잠에 빠질 수 있을까?
너가 구름이 아니었다면
뭐였을까?
빗소리가 들려 와
그때 눈물 한방울을 떨어뜨렸다
우리 속이 시원해야
다시 만날 수 있으니까
맘껏 울어봐
같이 있으니까 걱정마
그래야 다시는
우리의 무지개가 뜰 수 있으니까



Temmuz 18, 2020

Dön bak evine

Bazen insan kendine bile ne söyleyeceğini bilemiyor. Hayat hep bir mücadele değil mi? İyisiyle de kötüsüyle de insanlarımızı biz kucaklıyoruz. Kendine ne kadar değer verirsen o kadar da değerli ya da değersiz insanları çekiyorsun hayatına. Ben önemliyim. Ben başarabilirim. Bunu korkusuzca söyleyebilmek büyük bir özgürlük. Gitmek istediğim yerde bile bazen özgür hissedemeyebilirsin. Bazen gitmeyi değil kalmayı seçmek özgürlüktür. Gittiğim her yerde her şeyini beraberinde götürürsün diye bir söz vardır ya. Sanırım en önemlisi de bu. Bir şeyleri giderken geride bırakabiliyorsan gerçekten aslında onlar hiç senin olmamıştır. Değişir mi her şey? Kalmak mı çözüm? Gitmek mi? Kalabilmek gidebilmekten mi zor yoksa gidebilmek kalabilmekten daha mı zor? İçimde bir umut da var ama üzüyor bu beni. Bir mucizeye ihtiyacım var. Çekip kurtarılmaya ihtiyacım var. Bir şeyleri değiştirmeye. Susmak istemiyorum. Bisiklete binmeyi yeni öğrenen çocuklar gibi biraz umutlu biraz da endişelerimiz var. Seni artık hissedemiyorum. Özlüyorum ama hissedemiyorum. Buralara hiç kolay gelmedim ben. Vazgeçmeye de niyetim yok o yüzden. Hiç kolay olmadı benim için. Huzur veren şarkıları arıyorum bazen. Onlarla harmanlanmak istiyorum. Hiç bir insanın vermediği huzuru bana şarkılar verdi. Her bir melodisinde kendimle dans edebiliyordum. Etrafımda ne kadar bana bakan insanlar olursa olsun en sevdiğim huzur parçasıyla dans ediyordum Dünya'nın dönüşüne inat. Ben artık herkesi affettim. Hiç bitmeyecek sandığım ilişkilerin bile sonu olduğunu öğrendiğimdeki hayal kırıklığını bile kabullendim. Sen benim biriciğimsin diyen insanların bile aslında bir kere bile samimiyetiyle söylemediği o sözleri bile düşünürken sinirlenmiyorum artık. Ne var ki sonlarını getiren onlardı ve benim de suçum yok diyemem. Ama en önemlisi de korkularımı yenmeyi öğrettiler bana, yalnızlığın aslında o kadar da acı bir şey olmadığını. Kendinle baş başa kalabilmenin huzurunu öğrettiler. En önemlisi de bu sınavlar bana DOĞRU insanın kim olduğunu anlamama sebep oldu. İnandığımız sözler ve tabular bir gün gelip seni buluyor ve bu o kadar huzur veriyor ki bana... "Bu kadar yanlışın içinde o DOĞRUYU bulabileceğim" demiştim. Buldum. Doğruyu buldum. Seni buldum. Artık biliyorum sen benim diğer yarımsın. Biliyorum ikimiz için de kolay olmayan şeyler oldu. Ama bak birbirimizi bulduk işte. Ben her şeyi affediyorum ne kadar yorulsam da affettim ve önüme bakacağım artık. Bazen o kadar yorgun hissediyorum ki sonsuza kadar uyumak istiyorum. Ama bu sanırım seni ve senin yokluğunu daha da anladıkça beni yormaya başladı. Evet gülüyorum, mutlu olabiliyorum tabi ki, hayatıma bir şekilde mücadele ederek devam edebiliyorum, başarabiliyorum... Ama bir şeyler eksik işte. Bir şeyler tam değil. Bir eksiklik diyorum neden? Neden ait olamıyorum. Olmak istediğim ülkedeydim. Ailemi özlediğim an ailemleyken de mutluydum ama yine eksik hissediyordum. Seninle olduğum an tamamlanacağım an. Bu hissi yaşamak istiyorum. Çok bir şey istemiyorum. Ben elimden gelen her şeyi yaptım inan ki... Daha fazlasını yapabilseydim cesaret edip yapardım biliyorum. Hep böyle yaptım çünkü. Görmek istedim duymak istedim. Kendi kulaklarımla ve gözlerimle şahit olmak istedim. Yaptığım hiçbir şeyden pişman olmadım. Her zaman kalbimi dinledim çünkü. Kimseyi de korkutmak değildi amacım. Sana sebepsiz bir şekilde güveniyorum. Belki de bu yüzden vazgeçemiyorum senden. Biraz uzaklaşmak sanırım benim için daha iyi olacak. Evet unutamıyorum her an aklımdasın ama biraz olsa da denize dalıp derinlere kendimi bırakmak istiyorum. Belki orada güzel şeyler olur. Benim için güzel şeyler olmalı. Biraz uzaklaşmalıyım. Uzak olmalıyım bu şehirden. Kaçmak değil bu. Bunaldım anlıyor musun? Üzülüyorum. Yıldız görmeliyim. Milyonlarca yıldıza dokunmaya ihtiyacım var. Yıldızlar çok güzel biliyorsun. Yıldızlara bakıp umut dolu dileklerimi tutmalıyım. Her şeyden önce "bir dilek tut" kendin için. Keşke bazen uzaklaşmayı yalnız değil de sadece ikimiz yapsak. İkimiz uzaklaşsak. Hissediyorum ve biliyorum ki ikimiz de çok özlüyoruz. Son olarak şunu söyleyeceğim. EVE GİTMEK İSTİYORUM. EVE...

Temmuz 12, 2020

(만)약에 (남)겨진다면

만남에도 거리가 있다
꼭 만남이라고 안아볼 수는 없고
곧 만남이라 이뤄지지는 않는 것들도 많고
그럼에도 불구하고
만남은 시작을 이끌어주는 단계
만남은 감정에 대한 증거
만남은 어떤 욕망을 먹여주는 간식
맛있는 한 끼
뜨거운 커피
뜻밖의 비
만남은,
아직 쓰이지 않는 시

만약에 남겨진다면
향수의 한 뿌림이라도
맡아볼 수는 있는지...

Haziran 26, 2020

나의 소중함에 대한 깨달음

이런건 처음이다. 나는 가사를 쓰듯이 내 맘도 쓰고 싶다. 쉽지는 않지. 어떤 말이 딱 안 나올때 나는, 하늘로 바라보고 있다. 그 하늘은 내겐 정말 큰 힘이 되어주자 내 마음속 그 따뜻한 목소리를 들어주는 존재들 중에 하나다. 또 뭐가 있냐면 그건 바로 바다다. 바다는 나와 대화를 나눌때는 정말 순수하고 엄청 파랗고 햇빛을 보여주고 내 마음을 안정시키는 그런 존재다. 나는 바다와 하늘과 올해는 더 친해진 것 같았다. 달을 보고 울고, 별을 보고 간절히 기도를 하고, 해를 보고 웃고, 바람을 느끼고 조용히 걷는다. 자연도 그렇고 작나작은 벌레들도 나와 대화를 많이 나눠보고 있다. 말을 못해도 느끼고 있다. 너를 알게 된 후로부터 나는 겁이 없다. 자유롭게 하고 싶은 말도 하고, 내 감정을 털어놓고, 사랑한다 외치고, 나를 더욱 소중하게 여기고, 좋은 생각을 많이 하고, 웃을 때 끝없이 웃고, 울면 창피해하지 않고 눈물을 안 참는다. 겪어보고 싶은 감정들이나 사랑을 한없이 두려움없이도 겪고 있는 것 같다. 정말 힘들었다. 너 알기전까지는 너무 힘들게 살아왔다. 이 감정들, 이 경험들 모두 다 너에게 이르고 싶다. "내가 이랬다, 이렇게 살아왔다. 너도 힘들었나?". 이 말보단 "너도 나와 똑같구나" 라는 건 이미 느끼고 있었다. 느끼고 싶다. 너와 마주침에 그 설렘과 그 편안함. 눈이 마주칠 때의 그 순간. 말을 더듬다가 인사말이 하나 나온다는 건. "안녕"

"잘지내고 있었어?"
"응. 잘지냈어. 너는?"
"나도! 정말 잘지냈어."

웃고 다음 동시에 말이 나올때 둘이 하는 말이 바로

"보고싶었다"

정말 보고싶다...

감사하고 행복하다. 그리고 사랑한다.

존재와 삶에 대한 감사함을 알게 해줘서,
나라서 나를 사랑하는 법을 알려줘서,
너라서 너를 좋아하게 만들어줘서,
살려줘서 고맙다.

소중한 사람.

Haziran 02, 2020

Sen 7. Hissim

daha da buyuyor 
cok daha fazlasini hissetmeye basladim, kendimden de otesi bu his. kendimden cok ote cok farkli. artik cok az kaldigini hissediyorum. geleceksin. geliyorsun. daha da yaklasiyorsun. cok fazla hissetmeye basladim seni. icimde yanan bir alev var. cok degisik bir duygu. bazen bu enerji o kadar yuksek ki, kaldiramayacak gibi oluyorum. bayilacak gibi hissediyorum. seni gorsem bu his gececek mi? opsen gecer mi? ya da ne bileyim sarilsan simsiki bana... bazen patlayacak gibi hissediyorum. sanki kendimi yuksek bi yerde atmak istermis gibi. ruzgara birakmak gibi. buzlar icinde donmak gibi. dalgalara savurmak gibi vucudumu. herseyin en uc noktasini yasattiriyorsun bana. daha once hic bu kadar yogun duygular beslememistim kimseye. bu sevgiden de ote birsey. bu takinti mi? ne bileyim durup dururken seni hissediyorum. aklimdan bir saniye bile cikmiyorsun. belki de suan ayni seyleri farkli dillerde yaziyoruz. aklimda cikmiyorsun, cikartamiyorum. bazen bogazim dugumleniyor. aglamak istiyorum. sana bakiyorum. sonsuzluguna kosmak istiyorum. sonsuz olmak istiyorum. icimde en derin yerde. oradasin. seninle hic konusmadik aslinda. konustuk konusmadik. hayatimda bir insanin sesimi ilk defa duyup kafasini camdan cikartip kilitlendigini ilk defa gordum. bana bir seyleri belli ediyorsun ama etmiyorsun gibi. eger aramizdaki o olaganustu enerji olmasaydi belki de seni coktan birakmistim. cunku o zaman hic birseyden emin olamazdim. ama adim kadar eminim, beni ozluyorsun beni istiyorsun beni hissediyorsun ve kendini bana hissettiriyorsun. nasil basariyorsun? seni seviyorum. bu oyle bi sevgi degil. ben anlatamiyorum galiba. sanki uzun zamandir ozledigim ve bekledigim biriyle tekrar karsilasip kavusmak gibi bir sevgi bu. korkmuyorum. ilk defa korkmuyorum. biraz icimdekileri yaziya dokunce gecti sanirim. senden hic bir beklentim yok aslinda. gokyuzu gibisin. her gun varsin. her gun kendini bana gosteriyorsun. ah... simdi nedense aglamak istiyorum. duygu degisikligi oluyor bende. kendimi saldim suan. baya baya saldim. bugun de senden birsey beklemeycegim. cunku seni taniyorum. ne yapacagini ne yapmayacagini gercekten hissediyorum. bana o enerjiyi veriyorsun. artik kavusmamiz lazim. sen bensizlige ben de sensizlige daha fazla dayanamayacagiz gibime geliyor. nedensiz bir sekilde bu tatsiz ama bir o kadar da tatli enerjimiz bizi birbirimize cekiyor. fazlasiyla sana cekiliyorum. bazen cildirmis gibi hissediyorum. kafayi yemis gibi. bu asik olmak ya da sevmekten de cok cok ote birsey. kendine gelememek bazen. karsilastigimiz zaman heyecan bir yana cok da rahat olabilecegimi hissediyorum. ama biliyorum. cok cok cok az kaldi. bu kadar eminim cunku bunu hissedebiliyorum. bu bize verilmis cok guzel bir enerji. tesekkur ederim.simdi daha da bir kendime geldim. 

Mayıs 18, 2020

Ben'deki ben, aslinda senmis

Baslangiclar nasil baslar?
Bir senenin 1. gunuyle mi?
Hafta basindaki PAZARTESI mi?
Yoksa gecenin gunese veda ettigi zaman mi?
Baslangic bizim icin ne zaman BASLAR?

Ben, beni taniyali cok olmadi.
Sendeki beni taniyali cok uzun zaman olmus.
Anlamamisim.
Biz aslinda coktan baslamisiz, kendimiz olarak
Kendimizdeki bizi yasayarak.
Baskalarinin icimizdeki bizi oldurmesine izin vererek
sonumuzu getirmek istemisiz.

Dur! Ne bu acele?
Daha biz'im bir baslangicmiz olmadan
nedir bu kendimizi yok etme sevdasi?
yok hayir, asil simdi basladi
yasamak, nefes almak, hissetmek.
sen sen olarak bensin aslinda
ben ben olursam seni hissediyorum unutma
biz biz olursak baslariz sonsuzluga
ben sendeysem
sen bendeysen
daha guzeliz
bizleyken.

Sensizligin kokusunu
seni gordugum anda tattim
acimsiydi, fakat cabuk cikmisti uzerimden
gozlerinde farkli bir tad vardi
kendimi bulmusluktu biraz, azicik da ayna yansimasi
icime girdin ansizin, bir isik miydi bu?
basimda sessizligin belasi,
ne zaman gorecektim ben beni?

Ciksan ya karsima,
aynaya bakmayi ozluyorum.
Sen ben oldugundan beri
kendimi goremiyorum.
Soludugum koca bir bos hava
icime doldurabildigim kadar
sendeki seni hatirlayana kadar
bendeki seni yasatana kadar
sendeki beni uyutana kadar
ebediyen biz kalana kadar

Ben seninim,sen benimsin.
Aslinda oyleymis,
Ben'deki ben, sen'deki sen
Biz'misiz.

Mart 29, 2020

"Şimdi başlıyor" yerine "şimdi sen"

Her mevsim bir gecmis hatirlatiyor bana
Birakamadiklarim, anliklarim ve sayilmadiklarim...
Canimdan daha degerli olan ruhumun kendilesmesine izin vermeliydim.
Sanirim sandigimla kaldi sessizligim.
Bunca zamandir zarardan baska birsey degildim.
Ne icin ugrastim?
Neyle savastim?
Saclarim
Fedakarligimin kanitiydi onlar...
Simdi silinikler ayrintilar
Cok da umurumda olmayan yalnizliklar,
alacagi varmis gibi benden
kapima dayandilar.

Simdi umudun suruklendigi zamanin eşiğindeyim.
Sevgisizliğin insanlarda su gibi bir ihtiyacı olduğu
Vicdanın yaşayamadığı kurak bir Dünya'yı doğurdu
Bu eşikte bir "Sen" buldum.
Doğruydu. Sana sarılmaktan korkmuyordum.
Beni aradığın çıkmaz sokaklarda
Ben bir apartman kapısının önündeydim.

İnanmak
Güvenmek
Ben yine baştan başlayabilirim
Kendimi sil baştan başlatabilirim
Eğer gelirsen
Buradaysan
Ben isen
Biz isen...