Şubat 27, 2017

Soyunana kadar bakmayacağım



Aşık olana kadar bekleyeceğim
Umutsuzluğumu,yolsuzlugumu
düşmeyeceğim
yere değmeden bilmeyeceğim
teninin soğuğunu.
Asla hissedemeyeceğim seni
biliyorum,yazmak da yeterli değil artık
Kaç defa ozledigimi unuttum.
Bazen ne unuttuğumu unutuyorum.
Seninle olan güzel şeyleri unutmamak için yazıyordum
ama sayfalarım çizgisizleşti
ben çizgisiz deftere yamuk yazarım.

Özledim seni.
Baktığın yerleri,
sabah oluşunun mutluluğunun sen olmanı
sakladığım sırrımın sebebi olmanı
baş ağrım
yıldızları yoklayışım
ben eskileri özledim
gözlerimi kapattığımda
hayalimde piyano çalarken
ön koltukta oturan seyircimin sen oluşunu
şarki soylerken icime mırıldayan melodinin sen olmasını
pencereden baktığımda ruzgarda sallanan yapraklar bana doğru uçtuğunda
tam o mevsimde seninle gülmeyi.
Özledim işte...
Artık yazamıyorum,bu son şiirim belki.
Sen bakma bana utanırım artık
belki bu son duruşum
bu son soyunuşum
şiirlerime karşı.


Şubat 14, 2017

Sandırıldığımız vedaların ters yüzü

Biri ismimi mi çağırdı?
"Pardon,birisi sanmışım..."
Ah.. Tabi. Sorun değil
Sorun sen de değil,sandığın kişide
Anlamıştım.

Baksana
Sen hiç boşluğuna birini ittin mi?
Iki kişi kalmak için
Aslında hiç beraberliğin hayalini kuramadığın
bir boşluğa düştüğünde onu da çekip attığın
birisi var mıydı?
benim vardı
kendimi de feda ettigim o dip karanligim
tanıdık olmayan ama senin herşeye rağmen olacağın boş-luk.

Özür dilerim,bir saniyeniz var mi acaba?
Şu sokağı tarif etseniz
Kapısı size çalsa
Sokağın çıkmazı size varsa
Kaybolmanın hazzı olsa
Yollarda kokunuz dolaşsa
Adı "siz" caddesi
Numara 2017
sensizligin dairesi
çıktım ama
evde kimse yok.

Söyle bana yalnızlığımın yanılması
Nasıl yaptın bunu?
Sihirbazlığını diyorum!
Kim öğretti!
Gozlerim açıktı
Neden göremedim işin sihrini?
El cabuklugumuydu verdiğin sevgi?
Işin sihri neydi,kaçtı benden sevgilim.

Umarım bu son olur
Kucaklamamızdan kastetmiyorum.
seni beklemekten bahsediyorum evet!
son olacak çünkü son ana kadar görüyorum
"bizsiz" olabilecek "bizi"
tersten bakmışım sanırım.
Hayali biz,tek bir bakış açısıyla
ve bum! Hayaller fora.

Seni seviyorum...
Seni sevmeyi de
Senin sevgini de
Sevmedigim seni bile.
Öpüyorum,
en temiz sevginden.


Şubat 06, 2017

Sevgiyi doyuramamak

Bir insana neden insan dediler,hiç düşündünüz mü? İnsan olmak,insan kelimesi neden,nasıl oluştu? Hiç aklınızdan geçirdiniz mi? Ben düşündüm. İnsanın fıtratıyla başladım bunu düşünmeye. Ne vardı biz insanların fıtratında. Eskiden teyzemden duyduğum bir söz vardı. “Hepimiz Allah’ın merhametinden bir parça doyurulduk.” “O zaman insanların kötü yönü her zaman merhamet tarafından bastırılır,değilmi!?” Diye cevap vermiştim. 
Hayır… Allah’ın bizleri bir parça merhamet bile artık sevmeye yetmiyordu. İnsanı insan yapmıyordu artık.Gördüğünüz gibi şimdi bırakın başkalarına merhameti kendilerine bile kıyan insanlar var artık. Artık devir çok değişti.
Ne yazık ki bir şeylerin varlığıyla yetinemeyen insanlarız. Arttıkça artmasını isteyen,şükür etmesini bilmeyen,bize emanet edilen kendi bedenimizden bile giden insanlar olduk.  Acizliğimizi kabul etmeyip boyumuzdan büyük işler yapar olduk. Boşvermişliğe saldırdık. Ailemizden koptuk. Sırtımızı dayayamayacağımız saçma sapan gerekçelerle zamanımızı öldürdük. Bir o kadar kötü olduk. Peki yaşanan hataların seninle ilgisi var mıydı? Kısmen evet,kısmen hayır. Tecrübe olarak katlanacağımız hataları bir kenara kaldırıp işimize yaramayan sadece bize acı veren bizi kötü yapan hatalarımıza değer veriyoruz. Biz böyle bir insanı ne ara yarattık? Canımızı yakandan intikam alamayıp canı güzel olanların canını yakmakta ne tür bir düşünce? Nasıl bir ruha sahibiz? Nereden geldiğimizi hatırlamak yapacağımız şeyken nereye kaçabileceğimizi düşünüyoruz. Her birey bir bireyden ziyade kendisinin düşmanı oldu. Korkak olduk.
Halbuki üzerimizde hiçbir yük yok. Etrafınıza bakın. Hala kendinden kopmamış,yaşanan onca zorluğa rağmen yine de şükretmesini bilen insanlara bakın. Sevin,onların kendini sevdiği kadar sevin! Sevmekten kaçmanın anlamı ne? Kin ve öfke beslemenin kendine faydası ne? Size hataları sevdirmiş bir insan yüzünden bir çok insanların canını yakmanın bedeli ne? KOCA BİR HİÇ! Korkunun neye faydası var? Korku en büyük düşmanımızken,sevgiyi bizlere düşman yapan insanlarız biz… Biz, o kadar değiştik ki kendimize şüpheyle bakıyoruz. Peki bunun sebebi nedir biliyor musunuz? SEVGİSİZLİK!
Her şey kendinizi sevmekle başlar. Kendinizi sevdikçe başkalarının yüreğini ve sevgisini de daha iyi görürsünüz. Onlar gibi düşünmeye başlarsınız,sevdikçe seversiniz. Tıpkı onların da sizi sevdiği gibi...
Sevmekten korkmayın. Bazen insan kendini o kadar boş hisseder ki,hiç tanımadığınız bir insanın gülümsemesiyle hayat bulursunuz birden. Düşerken bir insanın sizi tutmasıyla başladığınız gün güzelleşiverir. Yolda yürürken düşürdüğünüz bir şey için peşinizden koşan birine müteşekkir hissettiğiniz an da çok değerlidir. İşte bunların hepsi sevgidir. Çünkü biz insanların fıtratı nefret,kin,öfke değil SEVGİDİR!

Lütfen artık saçma egoların ve aşağılayıcı duyguların esiri olmayın. Karşılığında ne görürseniz yüreğinizi gösterin. Bırakın karşınızdaki sevmeyi bilmesin. Zamanla o karşınızdaki kişi de düzelecektir. O da anlayacaktır sevginin yüceliğini. Bırakın gururu falan… Sevin ki sevmeyi de sevilmeyi de öğrenin,öğretin,bilin! 
O zaman SEVGİYLE KALIN!