İçimden seni sesli geçiriyorum
Çok duyuluyorsun bu aralar
tutamadığım tek bir söz var
seni unutmuş gibi yapmak
söz, unutmuş gibi unutacağım
söz mü?
sen unutturabilirsen
ben tutabilirsem
seni anılarımda uyutup
başka biri gibi hatırlayacağım.
Belki bu sefer de koşmadım arkadan
Önündeymişim geçmişim seni çoktan
Zaman cok gizli akmış
Saymamışım kandırmalarini
Tanıştığımız saat kulesinin önünde bekledim
Saat seni ayrılık geçe
Yine de gelen yoktu
Zaman durdu
Yokluğunun gelişinde.
Şimdi sadece üşüdüğüm zaman özleyeceğim seni
Sadece seni
Bir tek seni
Ozlemek bu kadar yakıyorken
sevindirici olmamalı
heyecanlandirmamali
çok alıştım
sensizligin özlemine
bir anda daldım soluksuz
nefesim daraldığında
resmine sövdüm
dolu dolu, sorgusuz...
Dokunabildiğimiz bir kader ipi
çektikce bizi birbirine saran
Ipin ucu kimde kaldı?
Sen misin atan?
Ben miyim tutan?
Hangimiz öptü kaderin alnından?
Rujumun izi kalmış, sileyim.
En sevdiğin renk ne?
Dudagima onu süreyim.
Kaderinde bir çok dudak izleri
ben seni sevmemişim gibi
bir başka öp beni.
Yeniden yaşayalım
bizi
ya da
seni.
"Yo yo. Önce sen,lutfen!"
"Önden sevgisizler, teessüf ederim"
"Tabi ki de. Teşekkür ederim."
"Sevmeyenlere benden bir kadeh"
Rica ederim!
Beceremediklerimizi yazgılarla süsledim. Şimdi... Yazgıları okumadan silmeyi becerebilir miyiz?
Kasım 21, 2017
Unuturken bir kadeh, söz tutarken bir kuple
Kaydol:
Yorumlar (Atom)