Haziran 20, 2021

Soy benim adımı, görene kadar adını.

 Boşluk. Korkutur mu bizi?

Duvarlar var. Dinleniyorlar, dinliyorlar sessizliğimizi.

Kırmızıdan utananlar var. 

Ama hep kırmızıyı yazıyorlar. 


Anlayamıyorum.

Hangimiz ileride?

Birinin ileride olması, diğerini geriye mi götürür?

Beraber yürümeyecek miydik bu yolu?

Sen çoktan gitmişsin arkana bakmadan. 

Arkanda olan ruhuna sormadan.

Sesleniyor çığlıklar, çınlıyor bir şeyler karanlıkta

Sen yoksun, 

Ben de yoksun.


Hayal kururken boyanan ten mavisinden

yalnızlığın çürüttüğü elmanın sarısına dönüştüm.

Boşluk, benim soyadım

Soy beni adım adım

Üşümem ben

Seni tanıdığımdan beri yarı çıplağım.


Okuduğum hikayelerin son sayfalarında ben varım

Sürprizim ben

ne zaman çıkacağını bilmediğin

Kana bulanmış bir şarap bardağıyım.


Sevgisizliğim, en güzel sensizliğimin adı

Sevgim, seni hep ön plana çıkarmaya çalıştı

Senin yalnızlığın

karanlığın pençesinde ilüzyona kapılmış

bir hayalin oyuncağı.

Söylesene ruh!

sen de beni gibi solarken o ayrılığın havasını 

Boğazında takılan bir çaresizlik var mıydı?


Anlık hissizleşmeye ihtiyacım var

Unutmaya ihtiyacım var

Papatya gibi kurumaya ihtiyacım var

Yeniden doğmaya ihtiyacım var

Gözyaşının tuzuna ihtiyacım var

Sana ihtiyacım var

Beni anlamana ihtiyacım var

Seninle gökyüzünü giymeye ihtiyacım var

Yıldızları içime işlemeye ihtiyacım var

Seni bana vermene ihtiyacım var.


Sana adımı söyleyene dek

Ay olarak yaşamam gerek

Senin beni öpeceğin güne dek

Umut denen şarabı içmem gerek

Ellerinin kokusunu üstüme sürene dek

Senin gözlerinde yıkanmam gerek.





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder