Bir hıçkırıp bir de yutmak var ya gözyaşını. Tam o zamanda
kasırganın götürdüğü bir yerde düştüm
peşine. Peşinde durdum , ardında bıraktığın bize düşman olmuş geceleri senden
korudum. O geceler sana hiç yüzümü göstermek istemedi. Ben tam gelecekken
gözlerini karanlığın gün ışığıyla tutulmasında yumdun. Korkuyordun zifiri
karanlığın yalnızlığından. Başucunda beklerdim gündüzler seni ziyaret edene
kadar… Sonra beyaz bir gökyüzü vurulurdu uyanışına. Gündüzler de düşmandı fakat
bize değil sadece bana… Ona emanet etmek zorunda kalırdım seni. Ne geceleri
hatırladın ne de beni… O sana benden daha çok vurulmuş gibi hissettirirdi. Ben
zifiri bir koyuluktum,korkardın benden. Devam ederdin geceleri unutmaya sanki
hiç gökyüzü kara yüzünü göstermemiş gibi. Yine güneşe dua ederdin tebessümünle sıcaklığını teninde hissettiren
tek teselliye. Halbuki geceleri de sıcaktı için. Isıtırdım üflerdim yüreğine…
Her kanadığında pansuman yapardım
gecelerden saklı. Kabuslarını unuttururdum öperek alnından… Dudaklarına
adımı fısıldardım “ben gece değilim” diye. Sen tatlı nefesinle rüyalarda el ele
gezerdin gündüzünle. Elimi sımsıkı tutardın beni görürmüşçesine,hissedercesine…
Gecelere sözde borçluydum.Seni bana gösteren tek bahaneydi. Gündüzler seni terk
etmemi söylemişti ne yazık ki. Bir heves ya rüyalarına gelebilirim belki. O
zaman gecenin kuytu anın ortasında uyanıp karşında görürdün sana bakan “sen”
dolu gözlerimi. Gecenin gerçek kızgınlığını görürdün bize. Zifiri koyuluğun
sana sarılmasını hayal ettirmedi sana. Beni gördüğün an geceler pes edecek şafak vaktine. Bu yüzden gecelere inat
sarıyorum varlığımla bedenini.. Bu yüzden geceleri değil,kendimi duyurmak için
yaslanıyorum kalbine. Bu yüzden yalvarıyorum sen uyurken gecelere seni bana
göstersin diye. İşte bu yüzden, uykularımı sana tercih ettim. Sen uykuya dalar
dalmaz bir not bırakıyorum avucunun içine. Gündüzler sevgimden seni kıskanıyor
o yazı siliniyor güneşin ışığında… Ben imkansızı oynuyorum sevdiğim. Gün ışığı
olmaya çalışıyorum sana ulaşmak için. Zifiri karanlığımı beyaza boya
rüyalarında. Buna ihtiyacım var… “Adım gece soyadım sen”… Beni böyle hatırla rüyalarının en güzel yerinde. Ve uyan! Adımla seslen bana. “Merhaba
gece,merhaba” “Ben gecedeki gün ışığında olmak isteyen sensiz yarım kalmış
Ay,Hilal”… “Sen Güneş’e yalancı vurgun olan gecelerden kovulmuş Dolunay”…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder