Kasım 28, 2013

Bize ait tek şehir,İkimizin tutsak düştüğü iki şehir var

Bendeki yokluğun soluksuz yaşıyordu. Şu an başka bir yoklukla baş başayız. Sen orada,ben burada... Sen bir şehrin yoksunluğuyla el sıkışırken veda sonbaharında.. Ben senin yokluğunu şehrimize anlatamadım. Anıların gömülü yalnızlığını henüz atlatamamışken... Hep saklımı kalacağız? Hep uzaktan mı sayacağız sevişleri? Hep gözyaşına mı sulanacağız? Bazen boğazımı gıdıklayan bir düğüm oluşuyor tarihlerimizin fotoğralarına bakarken... Bir bir tarih attık asılı kalan geçmişimizin tüm güzelliklerine. Bir biz koyduk her günümüze güneşin ışığı daha kendini göstermeden. Şimdi bir şehre bile sığamadık. İstemeden bir ayrılığa adım boyadık. Kara bir kış mevsimine aldandık. Kömürle kirlenmiş izleri kokladık ayrılık yolunun gözünde...
Sevgilim. Daha biz ayrılığın ismini öğrenmemiştik ki? Henüz sevgiyi omuzlarımıza yüklemişken,ayrılık düştü başımıza gökten... Neden aldın onu düştüğü yerden? Bırak dedim... Bırakıldım... Halbuki ben ayrılık denilen mühürlü vedanın önce beni istediğini biliyordum.. Seni bu vedaya sürükleyemezdim! Ben mecburdum! Mecburuldum. Sen sevgimizi taşıyıp en güzel sayfamıza yazdıracaktın.. Ben o ayrılığı bitirene kadar,savaşacaktık... Savaşacaktım! Şimdi sen ayrılığın kölesi,ben çoktan esiri olmuş bekleyeninim... Hiç olmayacak,değil mi? Gittin,günlerini ben yazıyorum duvarlara.. Gününü ben bekliyorum. Yalnızlığı anlayacak mısın? Anlatacak mısın bana duvara yazılmış günlerini? Tekrar görebilecek miyim sıcaklığının emanetini? Sarılacak mısın bana deli gibi? Acımı aldırmadan beni içine sokacakmış gibi bağrına basacak mısın? Döndüğünde döndürecek misin bizi? Soğuk ellerinle,uzak şehrin kokusundan arınıp silecek misin gözümün rengini? Sadece seni göreceğim o zaman,değil mi? Mecbursuzluğumu geri getirecek misin? Mecburum sen olacak mısın? Beraber döneceğiz şehrimize... Dönecek misin? Ayrı gayrı yollarda,ayrı zamanlarda,farklı yerlerde... Ama aynı şehirde... Aynı şehirden nefes solacağız... Öyle olacak... Mı?
Aynı şehirde aynı gökyüzüne bakıp,hatırlayacak mısın?
Masum bir tebessümle maviden siyaha çalan sonbahar gününde,adımı anacak mısın?
Son bir kez yokla... Ellerimin titreyişini..
Son bir kez varma... Başka bir sensizliğe...
Son bir kez yakma... Sık sık nefes alışımı...
İlk kez sakla... Sevmediğini...
Bu sefer "seviyorum" de.. me...
Sarıl ve sustur... 
Geçmişleri öperek uyandır aklımda...
Ve öylece kalalım...
Ellerim hayalindeyken,
Ellerin beni bağrına basarken...
Son bir kez özlem giderelim...
Bir yanda senin şehrin,bir yanda benim şehrim...
Bizim şehrimize boyun eğerken!
Yazgılara bir kalem daha kıralım...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder