Dilimin ucunda anlatılmayan bir çaresizlik gizledim. Şimdilik sessizliğe verdiğim sözü tutmalıyım. Sessizliğin de bana verdiği bir sözü vardı. O olduğunda kalbimin sessizliğini de bozmayacaktı. Duyamayacaktım artık atışlarını,içime işleyen o haykırışları... Soğuğunda üşümesine izin vermek istemedim ama üşümesine göz yummalıydım. Böylece ısınacağı yeri daha kolay bulacaktı belki de... Belki de hep üşümek istedi kalbim. Huzuru çarpıntıları donduran soğukta bulacaktı. Yalnızlıkta anlayacaktı acının olmayan yüzünü. Herkes gibi o da bencil olmak isteyecekti belki de. Fedakârlıktan yoksun olan insanlardan kaçmaya yeltenecekti,kim bilir. Yaralanmayacağı soğuk,yalnız ve sessiz bir yeri bulmaya muhtaç kalacaktı. Şu an olduğu yerden kurtulup,sevdiği bir soğuk ile üşümeye tutsaktı. O soğuk saf,dürüst ve cesur olacaktı. Ona sarılıp titreyecekti. O zaman anlayacaktı. "Üşümek hiç bu kadar sıcak hissettirmemişti. Yalnızlık hiç bu kadar kendini sevdirmemişti. Sevgi,hiç bu kadar tek başına mutlu olmamıştı. Bedenim,hiç bu kadar özleme yenik düşmemişti"... Bir nokta gibi kesindi,kararlıydı kalbim. Üşümek için soğuğa teslim olmayacaktı. Soğuk ona kendini hissettirecekti. Ya orada donup teslim olacaktı ya da sıcaklığıyla karşılık verecekti... Tam ortasında şimdi. Soğuk bir günde ılık bir acı... Acıttı... Soğuğun güneşle imtihan edilmesi gibi...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder