İlk derken yüreğimden bir parça koptu. Gözlerine baktığım o tarifsiz dokunuş geldi aklıma. Doyamamak varmış bıraktığın hüzne. Ne kadar acıtsa da doyamadım işte. Henüz hayalimi bile tamamlayamamıştım. Şu an ismini defalarca yazmak istiyorum. Her defasında öleceğimi bilsem de isminle yeniden ayakta durmaya gücümün yeteceğini sanıyorum. Hani bir şey demiştin ellerindeki sıcaklığı yüzümde hissederken... "Sen bıraksan da ben bırakmayacağım..."
"Seni nasıl olur da bırakırım. Sen benin en büyük fedakârlığımsın.. Sen benim aşkta ilk adımlarımsın. Henüz acemiyiz aşkta. Emekliyoruz... Düşsek de incinse de bedenimiz,beraber düşüp beraber kalkarız yürüdüğümüz yollarda. Yürüdüğüm yolu bana sen öğrettin,adımlarımı seninle yürüdüm ben. Ben seninle aşkta büyüdüm.. Ben seni nasıl bırakabilirim,nasıl? Nasıl yüreğimden düşen yaprağın fırtınaların alıp götürmesine izin verebilirim. Nasıl senin sıcaklığını başka bir sıcaklığa değişebilirim? Nasıl başka bir aşka emin adımlarla yürüyebilirim? Sen yoksan ben düşe kalka yürüdüğüm yolumuzda nasıl tekrar kalkabilirim? Ben seni nasıl bırakabilirim? Ilkim..."
Sadece bu satırlarla gitmeni engelleyebilirdim belki. Üzgünüm ben hâlâ aşkta çok acemiyim. Seninle bütün zorluklara göğüs germeye alışmışım. Üzgünüm hâlã gittiğini kabul edemedim. Ama artık umut yok,acemilik yok. Kısacası sen yoksun. Hoşça kal ilk adımlarım. Hoşça kal...
Beceremediklerimizi yazgılarla süsledim. Şimdi... Yazgıları okumadan silmeyi becerebilir miyiz?
Ocak 05, 2013
Sensizliğin serzenişi
Published with Blogger-droid v2.0.9
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder